Sefa Arı

Sefa Arı
Öğrenci
Marmara Üniversitesi
16 Ocak 1998
46 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı

Sefa Arı

, bir kitap okudu
10/10
·374 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 29. kitabı
İsmail Kara
8.6/10 · 102 okunma
Reklam
Süleymaniye
Kıtadan kıtaya göçen bulutlar, Minarelerini öper de geçer! Mübarek geceler, yıldızlarını Mübarek başına serer de geçer! Yürekler doldurup taşırır sevgin... Gelen, geçen hayran... yalnız biz değil... Minarelerini seyre dalanlar, Derler: "Gök kubbe de direksiz değil!" Ne mutlu çevrene, ne mutlu bize, Ki seçmişsin ülken diye bu yurdu! Ey sanat, gerçekten, Ulu Tanrı'nın Bir evi olsaydı böyle olurdu!
Sayfa 33 - ÖTÜKEN·Kitabı okudu
BİZDEN BİRİ OLARAK AHMET HAMDİ AKSEKİ
"II.TBMM'nin belli gayelerle Kur'an-ı Kerim'in tercüme ve tefsiri ile bir hadis külliyatının tercümesinin hazırlattırılarak basılması doğrultusunda aldığı kararı Meclis'in gayelerinin dışına, hatta hilafına kaydırarak gerçekleştirmek ve bugün bile aşılamamış iki büyük külliyatı Türk kültürüne kazandırmakta da Akseki'nin tavrı ve siyaseti belirleyici olmuştur. Kur'an mealinin Akif'e, tefsirinin Elmalılı Hamdi Efendi'ye, Buhari tercümesinin Babanzade Ahmet Naim Bey'e verilmesinde ve bu kitapların basılması aşamasında zorlukları göğüsleyen, iki tarafı da "idare" ve ikna eden Akseki'dir (Bu çalışmalar için ikna edilen ve siyasi merkeze kabul ettirilen ehliyet sahibi kişilerin o yıllarda rejimle çok problemli insanlar oldukları unutulmamalıdır). Akseki, inzivaya çekilmek veya akıntıya katılmak dışında alternatiflerin olmadığı bir dönemde siyasi merkezle bir tür zımni uzlaşma yolunu seçmiştir. Yaptıklarına ve alıp-verdiklerine baktığımızda bu uzlaşmanın, neticeleri istihsal edilmiş bir siyasete yaslandığını görüyoruz."
Sayfa 37 - Dergah·Kitabı okudu
BİZDEN BİRİ OLARAK AHMET HAMDİ AKSEKİ
"I.Meclis'in feshi, Cumhuriyet'in ilanı, Lozan Anlaşması'nın Meclis'te onaylanmasından sonra esmeye başlayan nahoş rüzgarlar ve nihayet 3 Mart 1924 tarihinde peşpeşe çıkarılan 3 kanun (hilafetin ilgası, medreseleri kapatan, din eğitimini kısıtlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Şer'iye ve Evkaf Vekaleti'ni lağvederek Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kuran kanun) Akseki ve arkadaşları için ikinci büyük yanılgıyı ve yenilgiyi getirdi. İstanbul'a, yani yakın geçmişe döndü. Ne yapacaktı? Köşesine mi çekilmeliydi? Ankara yaranına karşı tavizsiz ve gayrıkanuni bir mücadele yürütebilir miydi? Onlarla bir şekilde anlaşarak/uzlaşarak kısmi başarılar elde edebilir, daha büyük felaketlere ve zararlara engel olabilir miydi? Gelene ağam gidene paşam diyebilir miydi? Düşündü. Hocalarına, meslektaşlarına, arkadaşlarına baktı. II.Meclis'e alınmayan İstiklal Marşı yazarı Mehmet Akif "zemine münkesir, asumane muğber" olarak kendini Mısır'a sürgün etmeyi düşünüyordu. Şeyhulislam Mustafa Sabri Efendi çoktan memleketi terketmişti ve diyar-ı gurbetten Ankara'ya ağır ve ateşli tenkitler yağdırıyordu. Elmalılı Hamdi Efendi gibi birçok tanıdığı, yakını, kendi memleketlerinde adı sanı bilinmez, yerleri yurtları meçhul kimseler olmaya doğru yol alıyordu. Bediuzzaman Said Nursi'nin sürgün ve göz hapsi yılları yakındı. Şemsettin Günaltay gibi bazı meslektaşları ve arkadaşları da CHP içinde, Meclis'te muteber makamlarda emin yerler bulmuşlardı... Bu ve benzeri isimlerin hepsi, yenilgi ve yanılgıda kendisine benziyordu, fakat durum hakkındaki değerlendirmeleri ve tavır alışları farklılıklar taşıyordu. İlk Diyanet İşleri Başkanı merhum Rıfat Börekçi'nin Ankara'ya dönmesi ve Diyanet teşkilatında görev almasını isteyen ısrarlı haberleri kendisine ulaştığında kararsızlıklar içindeydi. Haber tercihini
Sayfa 33 - Dergah·Kitabı okudu
anne mükemmel bir üleştiricidir ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır.
Sayfa 25 - Beyan·Kitabı okudu