Derda, iki elindeki iki şampanya kadehini küvetin yanına getirip damalı zemine bıraktı. Sonra da sıcak suyun içine kendini yavaşca batırdı.
Buhar bulutunun arasından bakıp karşılıklı gülümsediler ve gözlerini kapatıp bir süre müziği dinlediler.
Notalar yavaşladı ve gözkapakları birbirine kalktı. İkisi de uzanıp kadehlerini aldı ve gözlerini aşklarından ayırmadan yudumlarını çektiler. Bir nefes gibi. Bir nefes zehir...
"Seni az seviyorum" dedi Derdâ.
"Ben de az" dedi Derda.
Bir daha da konuşmadılar...
Bir ara duvardaki işareti izleyip düşündüler:Oğuz Atay'la başlayanın Oğuz Atay'la bitişini.
Follia adındaki sonsuz melodinin eşliğinde
Birbirlerine son kez bakıp uyudular.
Ölümüne.
Seksen yaşındaydı.
İkisi de.
Birlikte olabilmek için kırk yıl,
Birlikte ölebilmek için de
Bir kırk yıl daha
Yaşamışlardı.