Yakınmasını bilmemesi ona her türlü kötülüğü yapabiliriz anlamına mı gelir? Eli kolu bağlı bir sefile rastlasaydım, kendini koruyamıyor diye suç olmaksızın onu öldürebilir miydim? Tam aksine, onun acizliği benim vahşetimi ağırlaştıracaktı; zira bu bahtsız yaratık ne kadar fakir ve bizim olanaklarımızdan ne kadar yoksun olursa olsun, bunun için ölümü hak etmez. Ne yani yaşamın bütün nimetleri içinde onun sahip olduğu sadece yerden bitmek, biz de onu tutup yoluyoruz. Bir insanı katletmenin günahı, o bir gün tekrar yaşama geri döneceği için, böyle bir umudu hiç bulunmayan lahanayı kesip canını almak kadar büyük değildir. Bir lahanayı öldürürken ruhunu da yok edersiniz: Ama bir insanı öldürdüğünüzde onun sadece mekânını değiştirirsiniz ve daha da ileri gidiyorum: Madem Tanrı, her şeyin ortak babasıdır, bütün yarattıklarını eşit severken, bağışlarını da bizler ve bitkiler arasında eşit paylaştırmış olması mantıklı değil midir? Bizlerin en önce doğduğumuz doğrudur ama Tanrı'nın ailesinde büyük kardeşlik önceliği kesinlikle yoktur: O halde eğer, bizim ölümsüzlük kâşanemizde lahanaların yerleri hiç bulunmuyorsa, bu kısa hayatları kuşkusuz çok büyük bir armağanla ödüllendirilmiş olmalıdır. Bu, belki bir evrensel zekâ, her bir şeyin nedenleriyle birlikte kusursuz bilgisidir ve belki de bundan ötürü bilge doğa onlara, bizimkiler gibi aslında zayıf fikirler yürütmeye yarayan ve çok kez de yanıltan hiçbir organ biçmemiş, ama lahanaları, kuramsal, zihinsel tartışmalarında kullanmaları için, daha fazla özen gösterdiği, daha güçlü ve daha çok sayıda olanlarla donatmıştır.
​"Hayat, bazen insanı öyle bir noktaya getirir ki; geçmişin hatıraları birer zehirli ok gibi kalbe saplanırken geleceğin karanlığı ruhu bir kefen gibi sarar. İnsan, kendi felaketinin rüzgarında savrulan bir kuru yapraktan farksız kalır."
Reklam
-Doğru söyle mazlume, benden memnun değil misin? Bu soru genç kızın kalbine bir hançer kadar tesir etti. Lakin bu adam ıstıraplarını, acılarını anlamıyor muydu? Eğer İhsan bey başka türlü bir hakaret etmiş olsaydı muhtemelen mazlume bu kadar üzülmezdi.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Seninle beraber buradan firar etmek; dünyanın en coşkulu, en sakin bir yerine çekilmek; kırlarda köy alemlerinde hayat sürmek istiyorum. Beni böyle esaret altında, çekincelerle dolu bir ilişki rahatsız ediyor.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Aşkla yaşamak, aşktan ölmek arzu eden bir varlık kendisini soğuk, lakayt biri varlığın yanında hissiz görürse ne olur?
Sayfa 29·Kitabı okudu
"Ben acıklı aşklar, şairane sevgiler hayal ederdim. Fakat heyhat! Bir ihtiyara, kalbi hazdan bihaber bir kocaya tesadüf etmiştim."
Sayfa 29·Kitabı okudu
Reklam
Reklam