Seher Eke

Seher Eke
@seherinle
okudukça, yaşadıkça, küçük anların peşinde.. seherinle.
Öğretmen
Lisans
Artvin
126 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 19:05
Bir Coğrafya öğretmeni olarak ülkelerin tarihine, kültürüne, diline, yaşayış biçimlerine ve siyasal yapılarına her zaman büyük ilgi duydum. Özellikle Asya ülkelerine olan hayranlığımı beni tanıyan herkes bilir. Derslerimde sık sık Kuzey Kore – Güney Kore karşılaştırması yaparım. Bu kitabı okuduktan sonra ise gezgin belgesellerinin insanın bilgisini ne kadar artırdığını bir kez daha fark ettim. Kitaptaki birçok bilgiyi aslında gezginleri izlerken örtük öğrenme sayesinde zaten bildiğimi, kitabın ise bu bilgileri daha da detaylandırdığını gördüm. Güney Kore, gidip görmek istediğim ülkelerden biri. Umarım bir gün eşimle birlikte gidip görme fırsatımız olur. (Bunu da evrene küçük bir enerji olarak bırakalım.) Kitapta bilgi yoğunluğu fazla. Bu yüzden konuya ilgisi olmayan birini bir noktadan sonra sıkabilir. Hatta beni bile bazı sayfalarda biraz zorladı diyebilirim. Ama genel olarak güzel bir kitaptı. İlgilisine kesinlikle tavsiye edilir.
Kore: Güney'in ve Kuzey'in Yeni TarihiRamon Pacheco Pardo · Timaş Yayınları · 20248 okunma
Reklam
Puan vermedi·296 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 15:14
Bu kitabı okurken kendimi bir ailenin salonunda oturuyormuş gibi hissettim. Her şey çok samimi, çok içten anlatılmış. Şirin Devrim,ailesini süsleyerek ya da idealize ederek değil, olduğu gibi anlatmış. Bu da kitabı benim için daha gerçek ve etkileyici yaptı. Kitapta bazı yerlerde sıkılmadım değil fakat genel anlamda okuma arasını kısa tuttukça kitap beni daha da içine aldı. Özellikle Cevat olaylarında. Kitap sadece bir aile hikâyesi değil; aynı zamanda Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecini, o dönemin kültürünü ve sanat anlayışını da hissettiriyor. Şakir Paşa Ailesi’nin neden bu kadar üretken ve sıra dışı bireyler yetiştirdiğini okudukça daha iyi anlıyorsun. Sanatın, özgürlüğün ve tartışmaların hiç eksik olmadığı bir ev ortamı var. Bu aileyi okurken adeta bu kadar lüks içinde sanat içinde yaşarken gariban Türk halkı da aklıma gelmedi değil. Millet ülkeden ülkeye giderken… neyse Anlatım dili çok akıcı. Ağır bir tarih kitabı gibi değil; daha çok birinin sana geçmişini anlatması gibi. Bazı yerlerde “keşke biraz daha detay olsaydı” dediğim oldu ama genel olarak kitabın sıcaklığı bunu unutturuyor. Beni en çok etkileyen şey, herkesin kusurlarıyla, çelişkileriyle anlatılmasıydı. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil. Bu da karakterleri daha insani kılıyor. Kitabı bitirdiğimde sanki o aileyi tanımışım gibi hissettim. Bir insanın aile olaylarını anlatırken her şeyle barışık bir şekilde anlatması zordur. Şirin Devrim bence bunu başarıyla sağlamış. Ve Fahrünnisaya ben aşırı sinir oldum bunu söylemeden geçemeyeceğim. Başlarken acaba sıkılır mıyım dedim hatta bazı yerlerinde sıkıldım yalan değil ama okuma molalarını uzun tuttuğum için kopmalar yaşamış olabilirim Genel olarak, anı türünü seven, tarih ve sanatla iç içe hikâyelerden hoşlanan herkesin keyifle okuyacağını
Şakir Paşa AilesiŞirin Devrim · Doğan Kitap · 20251,608 okunma
Yeşilçam edası veren bir kitap
Puan vermedi·400 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 13:34
Kitapta kayınvalide karakterinin zaten baştan sona kötü kalpli biri olması, yaptığı hiçbir şeyi sorgulamamama neden oldu. Onun kötülüğü çok netti. Ancak Nazan’ın davranışları ilerledikçe bende ciddi bir iç sorgulama yarattı. Okurken sık sık “Eh be kadın, insan hiç mi görmez? Gözüne perde mi indi? Bu kadar kötülük fark edilmez mi?” diye kendi kendime söylendim. Özellikle Naciye’ye uyup büyü işlerine karışması beni çok düşündürdü. Nazan gerçekten kalbi iyi bir insan mıydı, yoksa sadece kendi hâlinde, kim nereye çekerse oraya giden biri miydi? Bu noktada yazarın karakteri bilerek gri bir alanda bıraktığını düşünüyorum. Benim için kitapta en dürüst ve en şeffaf karakter Neriman’dı. En azından düşündüğünü, hissettiğini diğerleri gibi dolandırmadan olduğu gibi yaşıyordu. Bu yönüyle bana en gerçek gelen karakter o oldu. Hikmet ve Nihat’ın kızlarına karşı bakış açıları ise gerçekten sinir bozucuydu. Üstelik insanı asıl sarsan şey, bu zihniyetin sadece geçmişe ait olmaması. Günümüzde bile kadınlara yönelik benzer algıların hâlâ varlığını sürdürmesi, kitabı daha da can yakıcı kılıyor. Kitabı bitirdiğimde en net hissettiğim şey şuydu: kör cahillik, insanın başına her türlü felaketi örüyor. Romanın işleyişinde özellikle Nazan’la ilgili bölümler beni oldukça bunaltan yerler oldu. Ayrıca Mazhar karakterinin bir noktadan sonra hikâyeden aniden çekilmesi bana eksik geldi. Onun daha fazla yer almasını, hatta Nazan hapishaneden çıktıktan sonra bir yüzleşme sahnesi olmasını çok isterdim. Açıkçası Haldun’un illa kimsesiz kalıp Avukat Nihat’ın himayesine muhtaç bırakılması da şart değildi; Hikmet’in kızıyla pekâlâ evlendirilebilirdi diye düşündüm. Genel olarak kitap bana güçlü bir Yeşilçam havası verdi. Çok akıcıydı ve okurken sık sık “şurada müdahale etmeliyim” hissini yaşattıysa, bu
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2025 16:18
Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni kitabı, bende beklediğim etkiyi yaratmadı. Diğer kitaplarında hissettiğim o derin duygulara, içe dokunan anlatıma bu kitapta rastlayamadım. Hikâye zaman zaman duygusal olsa da, fazla siyasi bir duruş sergilemesi beni metinden uzaklaştırdı. Romanın odağında bir aşk hikâyesi var gibi görünse de, siyasî göndermeler ve ideolojik anlatım bu duyguyu zayıflatıyor. Karakterlerin iç dünyasına yeterince derin inilememiş, bu da hikâyeyi biraz yüzeysel hale getirmiş. Livaneli’nin kalemi güçlü olsa da, Bekle Beni kitabında o etkiyi tam anlamıyla hissedemedim. Kısacası, bu roman beni içine çekemedi ve okurken zaman zaman kopukluk hissettim.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Puan vermedi·508 syf.··
2025 22. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 07:21
Fransız Devrimi fonunda geçen ama aslında insan ruhuna ayna tutan bir hikâye… Aşk, fedakârlık, öfke, adalet… Hepsi var. Bazı bölümler durağan ama sabredince çok şey veriyor. Finaliyle içime işledi. “Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü…” Bu kitap, insan olmanın ne kadar ağır ama anlamlı olduğunu hatırlattı.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202076,4bin okunma
Reklam