Yaş, hayatımızı meydana getiren münasebetlerden, hislerden, hatıralardan ibaret mücerret bir laftır. Yaş meselesini ortaya atan biraz cemiyet, biraz da vücuttur. Bir düşümün, cemiyet insanın yaşına başına karışmasa, herkes hayatını böyle mi yaşar? Yahut aynalar, eş dost basküller bize değiştiğimizi hatırlatmasa, ne diye giden gençliğimizin arkasından ağlayalım?
Halkımız olağanüstüdir. Halkımız dirençlidir. Halkımız Barış’ı sever. Ve halkımız birlikte yaşamalıdır. 5000 yıldır birlikte ama sadece 70 yıldır ayrı yaşıyoruz. Bugün burada, geçmiş 70 yıllık düşmanlığın ortadan kaldırılabileceği ve yeniden bir olabileceğimiz büyük barış resmine doğru ilerlemeyi öneriyorum.
Birleşmeden sonra Kore Cumhuriyeti’nin de benzer şekilde çok daha yükseklere ulaşacağına inanıyorum. Kore Yarımadası’nın Kuzey yarısı da hızlı bir kalkınma yaşayacaktır. Savaş korkusundan ve nükleer silahlardan arınmış Birleşik bir Kore, uluslararası barışın korunması, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, çevre ve enerji ile kalkınma gibi bir çok çeşitli küresel meselelerin ele alınmasına daha büyük katkılarda bulunmak için iyi bir konuma sahip olacaktır. Ayrıca Pasifik ve Avrasya‘yı birbirine bağlayan yeni bir dağıtım merkezi olarak doğu Asya ve dünyanın geri kalanındaki ekonomilere de fayda sağlayacaktır