Ne düşündüğünün farkında bile değildi. Sonra hatırladı. "Şu hayatı düşünüyorum," dedi. "Batılı düşünürlerden biri, hayat bizi yavaş yavaş ölüme alıştırır, der. Çok doğru. Geldik, gidiyoruz!"
Nazan, "Yüzüğü borç edip almadınız, değil mi? Diye sordu.
Mazhar, " Hayır" dedi. " Kaç vakittir vitrinde dikkatimi çekip duruyordu. Elime toplu para geçince çarçur etmeden alıp sandığa atalım dedim. Alınmış alınmıştır. Sonra, seni o kadar ucuza almıştım ki... Bu yüzük o düğün müğünlerin yerine geçsin..."
Ona göre her teşebbüs erkekten gelirdi. Kadın, erkeğin arzularına nedensiz, niçinsiz boyun eğmekle yükümlüydü. Çünkü erkek, kadının "küçük tanrısı"ydı.