sehrayyə

sehrayyə
@sehrayya
oxuduqlarımı unutmamaq üçün 1000k qeyd dəftərimdir.
Kendi içine çekilip, karanlıkta ve kendi doğasının özel taraflarının farkında olmadan yalnızlık içindeyken çok biçimli kutsallığın kudretinin artık daha fazla bilincindeydi ve bu hayal gücünün yarattığı yapıların arasında özgürce, tamamen bağımsız şekilde, iradesine boyun eğmeden, yaşamda ölü ve ölümde canlı olarak istediği gibi dolaşabiliyordu. Geçen saatlerin tüm endişe ve korkuları bedenden çıkıp gitmesinin verdiği sükûnetin sevinci içinde dağılıp yok oluyordu. Her saat karanlığın daha da derinlerine, yeryüzünün taşlı ve siyah köklerine doğru iniyormuş gibi geliyor ama sanki yine de kendini yeni bir yaşamın tohumuna gebeymiş gibi hissediyordu. Belki de toprağı körlemesine kazan bir solucanın yaşamıydı ya da belki de gövdesiyle yukarı doğru büyümeye çalışan bir bitkiydi yahut da soğuk, sessiz ve kendi benliğinden tamamen habersiz bir kayaydı.
Reklam

sehrayyə

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2023 32. kitabı
Stefan Zweig
7.4/10 · 151bin okunma

sehrayyə

, bir kitap okudu
Puan vermedi·300 syf.·
34 saatte okudu
·
2023 31. kitabı
J. M. Coetzee
8.1/10 · 188 okunma
Dostumuz Simon işlerimizi makinelere yaptırmamız gerektiğini söylüyor çünkü tarih öyle emrediyormuş. Fakat alınteri dökmekten vazgeçmeyi söyleyen tarih değildir, aylaklık ve aylaklığın çekiciliğidir. Tarih gerçek değildir ama aylaklık gerçektir. Duyularımızda bunu hissedebiliriz. Çimenlerin üzerine her uzandığımızda aylaklığın tezahürlerini hisseder, gözlerimizi kapatıp bir daha kalkmayacağımıza yemin ederiz; düdük çaldığında bile kalkmak istemeyiz, hissettiğimiz haz o kadar tatlıdır. Hangimiz güneşli bir günde işten kaytararak çimenlere yayılıp, Tarihin bana kalkmamamı söylediğini kemiklerimde hissedebiliyorum, demiştir. Hayır, kemiklerimizde hissettiğimiz şey aylaklıktır. O yüzden şu deyimimiz var: Vücudunda tek bir aylak kemik yoktur."
Sayfa 129 - euganionun savı·Kitabı okudu
Kişisel olanın (arzu, aşk) evrensel olandan (iyi niyet, cömertlik) üstünlüğünde ısrar mı ediyor? Peki niye herkes gibi sadece yaşamak yerine sürekli kendisine sorular soruyor? Eski ve konforlu olandan (kişisel) yeni ve tedirgin edici olana (evrensel) fazlasıyla geç geçişin bir parçası mı bunların hepsi? Her yeni gelenin büyümesindeki bir safhadan, yani Alvaro, Ana ve Elena'nın başarıyla geçtiği bir safhadan geçmekten mi ibaret bu kendini sorgulamalar? Şayet öyleyse, yeni ve kusursuz bir adam olarak doğması için daha ne kadar zaman gerek?
Sayfa 67 - anlamak için not·Kitabı okudu