Çok gezen mi bilir çok ağlayan mı
İstanbul'da ağladığım yerler -Sezai Karakoç'un kabri -Necip Fazıl Kısakürek'in kabri -Süleymaniye camii -Şehzade camii -Üsküdar sahil - Fatih Camii bahçesi ön taraftaki banklarda - Denizde, vapurda giderken yani
Nurullah Genç
Binbir türlü kokuyorsa yaylalar, Siyah gözlerine beni de götür. Baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendile sardığım yüreğimle, Şehzade gülleri gönderiyorum. Umutlar kalıyor, ben gidiyorum.
Şiir
Reklam
Daha dokunmadan kurudu irem çöllere bir türlü yağamıyorum yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası biraz şehir hülyası bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine beni de götür artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri sarardı tiryaki menekşeleri sonbaharın tozlu kafeslerinde sevgi turnaları yakalıyorum turnalar gidiyor; ben kalıyorum avareyim, asudeyim, yorgunum bilmiyorum neden sana vurgunum Erzurum garında banklar üstünde uyku tutmuyor karanlıkları yitik düşlerimi kovalıyorum gölgeler gidiyor; ben kalıyorum. Binbir türlü kokuyorsa yaylalar siyah gözlerine beni de götür baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum. gölgeler gidiyor; ben kalıyorum.
Ezgiler Yüreğimiz
Kıymetli Dostu’M Mehmet’e… Ezgiler Yüreğimiz Ezgiler yüreğimizde; turnalar gidiyor, ben kalıyorum, Zemheride ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine, Gölgeler gidiyor, ben kalıyorum; ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Limanlarda kaldı sana varacak düşlerim, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum, Yüreğime daha dokunmadan kurudu irem; çöllere bir türlü yağamıyorum… Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum sonbaharın tozlu kafeslerinde, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Gölgeler gidiyor, ben kalıyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum, İmkânsız muştuların eşiğine sürüklüyor gönül vadilerini,
Şiir
Siyah Gözlerine Beni de Götür
Siyah gözlerine beni de götür Daha dokunmadan kurudu irem çöllere bir türlü yağamıyorum yeni bir koşunun başlangıcında biraz deprem sonrası biraz şehir hülyası bir kalp yangınından geriye kalan siyah gözlerine beni de götür artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri sarardı tiryaki menekşeleri sonbaharın tozlu kafeslerinde sevgi turnaları yakalıyorum turnalar gidiyor; ben kalıyorum avareyim,asudeyim,yorgunum bilmiyorum neden sana vurgunum Erzurum garında banklar üstünde uyku tutmuyor karanlıkları yitik düşlerimi kovalıyorum gölgeler gidiyor; ben kalıyorum. Binbir türlü kokuyorsa yaylalar siyah gözlerine beni de götür baharın koynundan koparıp sana ipek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum umutlar kalıyor; ben gidiyorum.
Şiir
biR’ münZ’evi üstâd
biR’ münZ’evi üstâd Biraz deprem sonrası, biraz şehir hülyası; bir kalp yangınından geriye kalan, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Ruhumda yitik düşlerimi kovalıyorum; gölgeler gidiyor, ben kalıyorum… Menekşeler sarardı pembe uçurtmalar yolladığından beri, Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum; uyku tutmuyor karanlıkları, Neden sana vurgunum, bilmiyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum… Zemheride ağaçtan düşen yapraklar gibi düşüyorum tanyerine, Eşiğine sürüklüyor bu hercai diken; usul usul intizarı çürüten, Ve topla yaralı kırlangıçları; özgürlüğe giden tutsaklar gibi, İpek bir mendile sardığım yüreğimle şehzade gülleri gönderiyorum, Üstâdım; turnalar gidiyor, ben kalıyorum sonbaharın tozlu kafeslerinde, Siyah gözlerine beni de götür; binbir türlü kokuyorsa yaylalar, Turnalar gidiyor, ben kalıyorum; âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum, Âvâreyim, âsûdeyim, yorgunum; artık bu yerlere sığamıyorum…
Şiir
Reklam
Reklam