İnsanın içinde ezelden beri var olan potansiyel iyilik ve kötülüğün tek bir bedende saklandığını ve ikisinin birbirinden bağımsız düşünüldüğü takdirde gerçekleşen vahşi çatışmayı anlatıyor kitap.
“Tanrısallık sadece imana, erdeme, onura, iyi geçinmeye, özgürlüğe, zafere, sofuluğa değil, aynı zamanda şehvete, hilekârlığa, ölüme, hasede, ihtiyarlığa, yoksulluğa, korkuya, tutkuya, kötü kadere, kırılgan ve hükümsüz yaşamımızın diğer can sıkıcı olgularına da veriliyor.” (Montaigne, Denemeler)
Kitapta seçkin, servet sahibi bir ailenin çocuğu olan Dr. Jekyll’ ın ruhunun arzuları ve bedeninin arzuları çatışır. Böylece zevk aldığı şeyleri gizleyen, bir kalıba sokulmuş, ikiyüzlü biri ortaya çıkar.
“Külahımı önüme koyup düşünebildiğim bir yaşa gelip de çevreme şöyle bir bakmaya, bu dünyada nereden nereye geldiğimi enine boyuna tartmaya başladığımda ise, çoktan iki yönlü bir hayatın pençesine düşmüş bulunuyordum.”
Bunun en büyük nedeni onu bir kalıba sokmaya çalışan baskıcı çevre faktörüdür. Ama her insanın içinde iyiliğin yanında fark etmesek de sessiz sedasız işleyen bir kötülük mekanizması vardır. Ve bu taraf yok sayılmaya çalışılırsa bir anda kontrolden çıkabilir, bizlere belki de asla yapmam dediğimiz şeyleri yaptırabilir. “Belki de bugüne kadar ki söylediklerimizin ya da yaptıklarımızın tam tersini yapmaya meyilli bir insandık, biz kendimizi bu kalıba soktuk.”
Dr. Jekyll da içinde yatan kötü yanını bir ilaç yardımıyla ortaya çıkarır. Dr. Jekyll’ın yarattığı bu adam; onun dışarıdan bilinen kişiliğine öyle uzaktır ki onu bu halde görenlerin bile anlatamadığı, herkesin gözünde çarpık biri olarak tanımlanan Edward Hyde artık onun için başka bir bireydir. Bay Hyde’ın yaptıklarından Dr. Jekyll kendini sorumlu tutmaz. Hatta her şeyi açıklığa kavuşturan mektubunda Bay Hyde’ın