Avrupalı hükümdarlar bazı durumlarda imparatorluk dillerini imparatorluğun yerli vatandaşlarına, en azından yerel elit kesime dayatmaya kalkıyorlardı. 1640 yılında Guatemala mahkemesi ya da audiencia tarafından sadece İspanyolca bilen yerlilerin pelerin giyebilecekleri ve at binebilecekleri ilan edilmiştir.
II. Philip'in İspanya'da Arapçanın kullanımını yasaklaması da (1567) bu fikirle paraleldir. Ancak kralın temel endişesi büyük ihtimalle Arapçanın İslam dili olması, korkusu ise resmi olarak Hristiyan olan Morisko tebasının gerçekte gizli Müslümanlar olmasıdır.
Hayatının büyük kısmını memleketi Hollanda'nın dışında geçirmiş olan Erasmus'un ölüm döşeği dışında (son sözü 'lieve Godt'; 'sevgili tanrı') hiçbir yerde Flemenkçe konuştuğuna dair bir kayıt yoktur.