Gene de öyle sanıyorum ki küçük de olsa yararı oldu katkımın. Bana da uygun bir görevdi. Duysa babamın kemikleri sızlar ama, hiçbir zaman “önder“ ya da kahraman rolü oynamayı beceremedim. Baştan beri ciddi, çalışkan bir çocuktan başka bir şey olmadım. Direnişin bir emekçisi. Biliyor musunuz, öylesi de lazım…
Bir başkası olsa, derler ya, “ içini döktüğü için” rahatlardı… Ben rahatlamadım! Öfkeliydim, kendime karşı öfkeliydim. Bana hep böyle olur. Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile.
Ama o günlerde kim zahmet edip tek tek insanların ne yaptığına bakardı ki? Kim gerçek inançları anlamaya çalışırdı? Öyle zamanlarda, soyunuzun görüşleri derhal size de mal ediliverir.