Seko Slayson

Sevilenlerin hayatı perişandır ve tehlikede. Ah, onlar kendilerini açsalardı da sevenler olsalardı. Tam güvenlik, sevenlerin çevresindedir. Kimse artık kuşkulanmaz onlardan ve onlar kendilerini ele verecek durumda olmazlar o zaman. İçlerinde sır şifa bulmuştur; o sırrı bülbüller gibi bütün olarak duyururlar, parça halinde değil. Bir kişi uğruna figân ederler; ama bütün doğa, o sese katılır: Bir tanrı için figândır bu. Kaybettiklerinin peşine düşerler, ama daha ilk adımda onu aşmışlardır ve önlerinde yalnız bir Tanrı kalmıştır artık.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dışta bir çok şey değişti. Ne gibi, bilmiyorum. Ama içte ve senin önünde, ey tanrım, senin önünde, içte, ey seyirci; eylemden yoksun değil miyiz biz? Rolümüzü bilmediğimizi anlıyoruz, bir ayna arıyoruz, yüzümüzdeki boyaları silip sahte olanı çıkarmak ve gerçek olmak istiyoruz. Ama yine de bir maske parçası yapışıp kalmış bir yerimizde, unutmuşuz. Kaşlarımızda bir abartma izi durmakta; ağzımızın köşesinde bir kıvrım olduğunu olduğunu fark etmiyoruz. Ve bu halde, dolaşıyoruz ortada; bir maskara ve bir yarım halinde ne gerçek bir insan ne de bir oyuncu olarak.
Sayfa 181·Kitabı okudu
Alıntı
Tanrım, çılgınca aklıma geldi, demek ki varsın. Varlığına deliller var. Bunları bütünüyle unuttum ve hiçbirini arzulamadım hiçbir zaman; çünkü seni kesinlikle bilmek ne çok büyük bir sorumluluk olurdu. Ama yine de bana gösteriliyor. Bu, senin zevkindir, bundan hoşlanıyorsun. Keşke her şeye katlanmayı ve hüküm vermemeyi öğrenebilsek. Zor olan şeyler hangileri? Kereminden gelenler hangileri? Bir sen bilirsin, yalnızca sen.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Alıntı
Tanrının bizim için çok zor olduğunu, bizi ondan ayıran uzun çalışmayı yavaş yavaş bitirmek üzere, Tanrı’yı sonralara bırakmamız gerektiğini sezinliyoruz. Ama ben şimdi bu çalışmanın azizlik kadar hor görüldüğünü ve azizliğin, vaktiyle kovuklarında ve boş barınaklarında ibadete çekilmişlere nasıl nasip olmuşsa, şimdi de, çalışma uğruna yalnız kalan herkesin etrafında öyle vücut bulduğunu biliyorum.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Alıntı
Bazen ahret ve ölüm, nasıl meydana geldi, diye düşünürüm: Öncelikle yapılacak pek çok başka şey olduğu ve biz meşgul kimselerin elinde emniyette bulunamayacağı için; en değerli şeyimizi bir kenara itmek yüzünden olmuştur bu. Üzerinden zaman geçmiş ve daha önemsiz şeylere alışmışızdır. Artık kendi malımızı tanımıyor ve aşırı büyüklüğü karşısında korkuyoruz. Olamaz mı?
Sayfa 132·Kitabı okudu
Alıntı