Seko Slayson

Başka zamanlar hiç haberdar olmadığımız hayatlar yüze çıkar, gerçeklerin arasına karışır; biliyorum sandığınız geçmişi iter bir yana, yerine kendi geçer. Çünkü yükselmekte olan şeylerde dinlenmiş, dinç bir kuvvet vardır; her zaman var olansa sık sık hatırlayışlar sonucu yorgun düşmüştür.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gülünç şey. Ufacık odamda, işte oturuyorum, hakkında kimsenin bir şey bilmediği ben, yirmi sekizindeki Brigge. İşte oturuyorum ve bir hiçim. Yine de bu hiç, düşünmeye başlıyor, beşinci katta, gri bir Paris ikindisinde şunları düşünüyor: Düşünüyor, mümkün müdür, henüz hiçbir gerçek ve önemli, görülmemiş, bilinmemiş, söylenmemiş olsun? Mümkün müdür, görmek, düşünmek ve yazmakla binlerce yıl geçmiş bulunsun ve binlerce yıl, tereyağlı bir dilim ekmekle bir elma yenen bir okul tenefüsü gibi kaybedilmiş olsun? Evet, mümkündür.
Ölüm çok bol olabilir. Olsun, insan daima biraz daha büyür. Ancak ölüm, göğsününüzde kavuşmaz, gövdeniz dar gelirse, o zaman fena; o zaman ölümün sefaleti başlar.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
İyi hazırlanmış bir ölüme kim bakar bugün? Hiç kimse. Ayrıntılı bir ölümü sağlayacak durumda olan zenginler bile ihmalci, aldırmaz olmaya başladılar; insanda kendi ölümüyle ölme isteği azaldıkça azalıyor. Bir zaman sonra kendi hayatını yaşamak kadar seyrekleşecek böyle ölümler. Çünkü her şey hazır. Geliyorsunuz, hazır bir hayat buluyorsunuz,onu giyinmeniz kalıyor. Gitmek mi istiyorsunuz ya da gitmek zorunda mısınız, siz hiç zahmet etmeyin: Voilà votre mort, monsieur.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Yoksul insanlar, düşünceye dalmışlarsa rahatsız edilmemelidir. Bakarsınız, düşündükleri şeyi bulurlar.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Alıntı