Seko Slayson

Görmeyi öğreniyorum. Bilmiyorum neden, her şey içimde daha derinlere işliyor, her zamankinden daha derinlere. Bir iç dünyam varmış da bilmezmişim. Her şey şimdi oraya gidiyor. Orada neler olup bittiğini bilmiyorum.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Mektup da yazmayacağım artık. Başkasına değiştiğimi söyleyip de ne olacak ki? Değişiyorsam, eski halimde kalmıyorum demektir; eski ben olmaktan çıkınca da belli ki tanıyanlar kalmamıştır beni. Yabancılara, beni tanımayanlara hiç yazabilir miyim?
Sayfa 11·Kitabı okudu
Alıntı
Gitgide güçleşiyor, demişti Bev Shaw bir gün. Güçleşiyor ama kolaylaşıyor da. İnsan her şeyin güçleşmesine alışıyor; eskiden “güç kadar güç“ olan şeyin daha da güçleşmesine şaşırmaktan vazgeçiyor.
Sayfa 257·Kitabı okudu
Alıntı
Lucy
“…David, benim yaptıklarımı beğenmene ya da beğenmemene bakarak sürdüremem yaşamımı. Artık bunu yapamam. Benim yaptığım her şey, senin yaşamöykünün bir parçasıymış gibi davranıyorsun. Sen baş kahramansın, ben oyunun yarısına kadar sahneye çıkmayan yardımcı oyuncuyum. Eh, senin düşündüğün gibi insanlar baş oyuncu ve yardımcı oyuncu diye ikiye ayrılmazlar. Ben yardımcı oyuncu değilim. Benim kendime ait bir yaşamım var, seninki nasıl senin için değerliyse benim yaşamımda benim için değerli. Kendi yaşamımda kararlarımı kendim veririm.”
Sayfa 233·Kitabı okudu
Alıntı
David, kendisinin bir ameliyat masasında upuzun yattığını hayal ediyor. Ufak bir bıçak parıldıyor, boğazından kasıklarına kadar ikiye bölünüyor David; bütün bunları görüyor ama acı duymuyor. Sakallı bir cerrah üzerine eğiliyor, alnını kırıştırıyor. Bütün bunlar da ne, diye homurdanıyor. İdrar torbasını dürtüyor. Bu ne? Mesaneyi kesip alıyor, bir kenara atıyor. Kalbi elliyor. Bu ne?
Sayfa 202·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam