Cildimin altında olan şey basit bir histen çok daha fazlası, bir nabızdan çok daha fazlası. Duyguların fırtınası gibi. Sessizce çığlık atan aşktır, görünmez ama elle tutulur bir güç, ruhumun derinliklerinde yankılanır.
Bu aşk, varlığımın en karanlık köşelerini aydınlatan, amansızca yanan ateşli bir alev gibi. Bu, kelimeleri aşan, aklın sınırlarını aşan güçlü bir enerjidir. Beni iten bir güç, her şey kaybolmuş gibi görünse bile ilerlememi sağlayan bir güç.
Cildimin altında bu aşk farklı şekillerde oluyor. Bazen yumuşak ve nazik, korkularımı yatıştıran ve kederlerimi teselli eden nazik bir okşama gibi. Bazen vahşi ve yenilmez, yolundan çıkan her şeyi süpüren bir sel gibi. Ama her zaman var, her zaman canlı, her zaman canlı.
Bu sevgi, çevremdekilere taşıdığım sevgi, yolumda silinmez iz bırakanlara duyduğum sevgidir; hayatın kendisine, varoluşumun dokusunu oluşturan her değerli an için taşıdığım sevgidir. Ben de kendim için giydiğim kıyafet, çünkü başkalarını sevmeden önce önce kendini sevmelisin, derler bu.
Yani, en karanlık anlarda bile, hayat her köşede beni zorlasa bile, derimin altında bu sarsılmaz güç, her adımda beni yönlendiren ve ilham veren tükenmez bir sevgi kaynağı olduğunu biliyorum. Ve varlığımın derinliklerinde bu kesinlikle yolumu izliyorum, tünelin sonunda parlayan ışığa cesaret ve kararlılıkla ilerliyorum, sessizce çığlık atan ama gücü sonsuzluk boyunca yankılanan bu aşkın yankısını içimde taşıyorum.
Nelly Delas