7/10
·325 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:57
Bilmiyorum neden ama kitabı kapattığımda zihnimde açılan baloncukta “Bile bile lades” cümlesi belirdi. Hikayeye tam olarak oturuyor mu emin değilim ama bazen sonunu bile bile denemek ister insan.. Gıpta ettiklerinin zararlarını bilse de yaşamak ister.. Charlie belki farkında olmadan girdi bu “akıllı olma” yoluna ama akıllı olduktan sonra da sadece aklın işe yaramadığını gösterdi bize. Duygular.. duygusal zeka, kendimizi ifade edememe ne kadar da yerleşiyor gün geçtikçe hayatımıza aslında. Teknolojinin bize yaşattığı rahatlığı sayesinde çoğu zaman aklımızı yormadığımız yeni düzende duygularımızı da alıp götürdü sanki… Beni etkileyen ve acı veren bölüm ; charlie’nin zihni geliştiği dönemde, insanların eskiden kendine olan davranışlarının ne kadar da kırıcı olduğunun farkına vardığı andı.. bir çok şeyi artık bildiğinde ve aynı şeyleri tekrar yaşayacağı ile yüzleştiğinde ise içimden bir şeyler koptu gitti. İnsan bilmediği şeye tahammül edebilir. Ama bildiği şeye tahammül etmesi ne zordur. Bu gerçeklerle yaşayan farkında insanlara selam olsun :)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,7bin okunma
İsimsiz
10/10
·192 syf.··
2026 15. kitabı
Bazı hikayeler, kelimelere sığmak istemez; ruhun sessiz ve derin köşelerinde yankılanır. Engin Akyürek’in kaleminden dökülen her satır hayatın içindeki o görünmeyen detaylara, yarım kalmış cümlelere ve isimsiz kahramanlara bir selam niteliğinde. ​Masamdaki mumun ışığı, kitabın sayfaları arasında bir rehber gibi geziniyor. Hikâye tanıdık bir sızı gibi başlayıp, sayfalar ilerledikçe kendi özgün rotasını çiziyor. Yazar gündelik olanın içindeki büyüyü öyle bir dille anlatıyor ki; sanki kitabı okurken yanınızda bir fincan kahve, karşınızda ise hiç gitmediğiniz ama hep özlediğiniz bir yer varmış gibi hissedeceksiniz. ​Bu kitap, isimlerin ötesine geçip, sadece o an'a odaklanmak isteyenler için yazılmış. Bir solukta değil, sindire sindire, sayfaların arasındaki o dinginliği duyarak okunması gereken bir başucu eseri. ​Herkesin hayatında isimsiz kalan anılar vardır. Belki de bu kitap, tam da o anıları hatırlamanız için kapınızı çalmıştır. Bence okuyun, pişman olmayacaksınız.
İsimsizEngin Akyürek · Doğan Kitap · 202627 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·116 syf.··
2026 20. kitabı
Herkese selam Bugün yeni bir kitap yorumuyla daha karşınızdayım. Karşımızda tam anlamıyla aşkın, sabrın ve kavuşamamanın kitabı var diyebilirim. Umut, henüz küçük bir çocukken gönlünü Elif'e kaptırıyor. Büyüdüğünde kalbindeki bu yoğun hisleri ona itiraf etse de bu aşk, önünde büyük engeller olan "imkânsız" bir bağa dönüşüyor. Umut, Elif'i uzaktan, sessizce ve incitmeden sevmeye devam ediyor. Elif ise babasının kendi ruhunda açtığı derin yaralarla ve travmalarla mücadele eden, hayata tutunmaya çalışan çok yaralı bir kadın. Yaşadığı bu ağır duygusal yüklerden dolayı bir gün her şeyi geride bırakıp, habersizce çekip gidiyor. İşte bu noktada hikâye; Elif için zorlu bir "kaçış", arkada kalan Umut için ise upuzun bir "bekleyiş" sürecine dönüşüyor. Kitapta geçmiş ve şimdiki zaman o kadar güzel harmanlanmış ki ortaya gerçekten çok akıcı ve etkileyici bir kurgu çıkmış. Doğruyu söylemek gerekirse finalde daha farklı bir durum, belki biraz daha farklı bir ters köşe beklerdim. Ama ne diyelim; her aşk kavuşmayla bitecek değil ya... Bazı hikâyeler de yarım kaldığı için bu kadar iz bırakır.
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 17. kitabı
Herkese Selam Bugün sizlere kalemiyle ilk kez tanıştığım Murat Uyurkulak’ın Dipte kitabının yorumuyla geldim. Dönem romanlarını seviyorsanız, bu kitabın da ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Roman; yazarlar, yayıncılar, sinemacılar ve iktidar çevreleriyle ilişkili bir grup etkili insanın etrafında şekilleniyor. Bir masa etrafında kurulan ilişkiler, çıkar ağları ve birlikte hayata geçirmeye çalıştıkları sıra dışı bir film projesi üzerinden toplumun “dibe inişi” anlatılıyor. Peki bir günlük, birçok insana ilham verirken aynı zamanda insanın kendi hikâyesini de hatırlatabilir mi? Karakterler, “Kalplerin Zaferi” adlı bir film çekmeye karar veriyor. Filmin merkezinde ise yasak bir aşk yer alıyor: Ahmet Tahsin ve Fehime. İkisi de başkalarıyla evli olmasına rağmen duygularına engel olamıyor ve aralarında büyük bir aşk başlıyor. Ancak bu aşk, onları geri dönüşü olmayan yollara sürükleyerek yavaş yavaş dipte buluşturuyor. Hikâyenin farklı dönemlerde anlatılması hoşuma gitti. Özellikle toplumsal çözülmenin yoğunlaştığı zamanlarda yaşananların cesur bir şekilde gözler önüne serilmesi ve bunu bir romanın içinde okumak etkileyiciydi. Yer yer yoran, yer yer eğlendiren, kimi zaman da şaşırtan bir okuma deneyimi oldu benim için. Dönem romanlarını ve toplumsal eleştiriyi seven okurlara tavsiye ederim.
DipteMurat Uyurkulak · İnkılâp Kitabevi · 202637 okunma
Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:33
Selamun aleyküm 1k. Bu kitapla 400 dedik. Her şeyden önce benim için zamanımın kıymetli ve değerli olmasına sebep olduğu için Rabbime hamd olsun, Peygamber Efendimize salât-ü selâm olsun. Daha sonra bu kitabı yazan değerli Ramazan Ayvallı hocamdan ve emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Peygamber Efendimiz'i "sallallahu aleyhi ve sellem" anlatan kitabı okumak her zaman hoştur bir de o kitapları ehl-i sünnet üzere olan değerli kişiler kitap haline getirdiyse o kitap aliyyül ala olur. Bu sebepten dolayı kitabı kesinlikle okumanız için tavsiye ediyorum. Kitabın içeriğine gelirsek kısa kısa şeklinde on beş bölümden oluşuyor ve her bölüm sonunda "Neler Öğrendik" kısmı ile okuduklarınızı pekiştirebiliyorsunuz. İçerisinde ayrıyeten çok güzel şiirler de mevcut. Rabbim din-i İslam üzere bir hayat yaşamayı, Peygamber efendimizin "sallallahu aleyhi ve sellem" şefaatlerine nail olabilmeyi ve onun izinden gidenlerin yolunda olabilmeyi cümlemize nasip eylesin.
Din
Kainatın Efendisi Muhammed AleyhisselamRamazan Ayvallı · Çamlıca Eğitim Kültür Sosyal Hizmetleri Derneği Yayınları · 201636 okunma
Çok güzeldi
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:04
Masumiyetin Yükü – Masumiyetin Yükü Selam kitap dostlarımm... Bugün sizlere beni çokça etkileyen, okurken hem düşündüren hem de duygulandıran bir kitapla geldim. Ahmet Haşim Güler'in kaleminden çıkan bu kitap yazardan okuduğum ikinci kitap oldu. Diğer kitabına göre alışılmışın dışında kurgusu ve anlatımıyla benim için unutulmaz okumalardan biri oldu. Kitabı aslında diğer kitaplardan farklı yapan hikâyeti bir leyleğin gözünden anlatılması. Daha ilk sayfalardan itibaren kendinizi yalnızca insanların hikâyesini değil, onların sevinçlerini, acılarını, hatalarını ve vicdanlarında taşıdıkları yükleri sessizce izleyen bir tanığın yanında buluyorsunuz. En güzel tarafı da insan dışında bir canlının gözünden gozlemlenen, insanoğlunun yaptıkları, çevreye verdiği yıkımlar, ekolojik sistemi kendi çıkarı için değiştirmesi, gerçekten de dünyanın en zararlı topluluğu insan değil midir? Farkındalıklarla dolu bir okuma oldu. Bir yanda leyleklerin yaşam mücadelesi, göç yolculukları, doğanın kanunu ve gerçekler ile kayıplarına tanıklık ederken; diğer yandan insanların hayatlarına konuk oluyoruz. Ayrıca leylekler ile ilgili verdiği dip notlarla kitap daha fazla beni içine aldı. Kitap boyunca sık sık şu soruyu düşündüm: İnsan gerçekten yaptığı hataların mı yükünü taşır, yoksa sustuğu, görmezden geldiği şeylerin mi? Yazar alışılmışın dışında bu konuyu ele alırken vicdan, sadakat, aşk, pişmanlık ve affetme üzerine de güçlü mesajlar da veriyor. Yazarın dili oldukça akıcı, guzel ve etkileyiciydi. Duygusal yoğunluğu yüksek olmasına rağmen tam yerinde anlatımı sayesinde sayfalar çabucak bir sonrakini takip ediyordu. "Yazarın leylekleri merkeze alan anlatımı, kitaba bambaşka bir anlam katıyor. Leylekler sadece birer kuş değil; masumiyetin, umudun ve yeniden başlamanın sembolü olarak hikâyede
Masumiyetin YüküAhmet Haşim Güler · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 202612 okunma