"İndirin beni!" diye bağırdım öfkeyle. "İndirin beni! İmparator olmak istemiyorum. İmparator olmayı reddediyorum. Yaşasın Cumhuriyet!"
Ama sadece güldüler. "Bu iyiydi. İmparator olmak istemiyormuş. Pek de mütevazı canım, değil mi?"
"Bana kılıç verin," diye bağırdım. "intihar etmeyi yeğlerim."
Messalina koşarak geldi. "İstedikleri şeyi benim için yap Claudius. Çocuklarımız için. Redderlersen hepimizi öldürecekler. Caesonia'yı öldürdüler bile. Küçük kızını da ayaklarından tutup duvara çarptılar; beynini patlattılar."
"Alışırsınız efendim, merak etmeyin," dedi Gratus sırıtarak. "İmparator hayatı çok da kötü değildir."
Daha fazla itiraz etmedim. Kader'e direnmenin ne anlamı vardı ki? Beni hemen Büyük Avlu'ya götürdüler; Caligula'nın tahta çıktığı sırada salakça bir umutla bestelenen "Germanicus Geri Geldi, Şehrin Acısını Dindirmeye Geldi" şarkısını söylüyorlardı. Çünkü benim de soyadım Germanicus'tu. Bana Caligula'nın altından ve meşe yapraklarından yapılma çelenk tacını zorla giydirdiler; bunu yağmacılardan birinden almışlardı. Ayakta durabilmek için onbaşıların omuzlarına sımsıkı tutunmak zorunda kalıyordum. Çelenk taç yana kayıp duruyordu. Kendimi salak gibi hissediyordum. Sonradan dediklerine göre, idama götürülen bir suçlu gibi görünüyormuşum. Borazancılar toplanıp İmparator'a Selam borusunu çaldılar.
Hhli Hikmet’ten biri şöyle der;
“Vücudun selameti az yemekte, ruhun selameti az günah işlemekte ve dinin selameti de varlıkların en hayırlısını (Peygamberimiz’e) salat-ü selam getirmektedir“
Sonra Timur her vilayeti kendi beylerine verdi. Osmanlı memleketini Tatar'a verdi, I.Bayezid'da bunu işitti. Göç üzerinde giderken Timur zaman zaman I. Bayezid'e selam verirdi. Bir gün I. Bayezid, Timur'a "Timur Bey! Senden bir isteğim var" dedi. Timur "her ne istersen kabul ederim" dedi. I.Bayezid "Tatar'ı bu vilayette bırakma al yanında götür" dedi. Timur "kabul ettim. Semarkand'a vardıktan sonra seni memleketine geri göndereceğim. O zaman Tatar seni memleketine getirecek" dedi. I.Bayezid Semarkand'a gideceğini duyunca çok üzüldü. Timur, Ege illerinden Akdeniz'e geçip oradan yukarıya yöneldiği sırada
Bayezid Akşehir'de intihar etti (1403).
GATA'nın rehabilitasyon merkezi bölümündeki fizik tedavi salonunda herkes kendi hareketlerini yapıyor ve bir yandan da sohbet ediyorlardır.
Tomris: Banuhan, dizi bitiyor mu?
Banuhan: Biri biterken öbürü başlıyor.
Tomris: Hayırlısı, ben seviyordum bu diziyi.
Bahadır: Ben de seviyordum.
Banuhan: Ay, sen sevmesen hatrım kalırdı. Hem sen söyle, projeler ne alemde?
Bahadır: Çalışıyoruz.
Banuhan: Bana yazdığın kadar kod yazsaydın şimdiye bin kere bitmişti.
Tomris: Doğru vallahi.
Bahadır: Yan gazi, yan.
Tomris: Gaziyan demişken, arkadaşlara benden selam söyle.
Bahadır: Güvenlik nedeniyle görüşemiyoruz.
Tomris: Nedenini sormuyorum.
Bahadır: Sorma.
Tam o sırada, Fatih salona girdi. Yüzündeki gülümseme, diğerlerini de rahatlatıyordu.
Fatih: Selam, arkadaşlar. Herkes nasıl?
Belki çok geç kaldık
Selam durmak için
Dalda kırmızılaşan güneşe
Alna vuran ürpertiyle uyandık hatalardan
Savrulan saçlarında
Telaşlı bir güvercin kanadıyla
Taştık sokaklardan
Artık mahallelere sırtını çevirmiş
Bir dünyaya açıldı kapılarımız
İkimiz yan yanaFakat ayrı kapılarımız..