Robert Graves

Ben, Claudius yazarı
Yazar
Çevirmen
8.9/10
501 Kişi
1.705
Okunma
115
Beğeni
10,2bin
Görüntülenme

Hakkında

İngiliz şair, romancı ve eleştirmen Graves, Londra’da dünyaya geldi. Yüz yirmiyi aşkın yapıtı arasında I. Dünya Savaşı klasiklerinden Good-Bye to All That (1929; Her Şeye Elveda) adlı otobiyografik yapıtıyla, tartışma yaratan kapsamlı mitoloji araştırmaları da vardır. Londra’daki Charterhouse Okulu’nda öğrenciyken şiir yazmaya başladı. Ben, Claudius (1934) ve devamı niteliğindeki Tanrı Claudius (1934) dışında ünlü Bizanslı komutan Belisarios’un yaşamını öyküleştirdiği Count Belisarius (1938; Kont Belisarios) ve The Golden Fleece (1944; Altın Post) yazdığı diğer tarihsel romanlardır. Graves, The Golden Fleece için araştırma yaparken mitoloji konusunda geniş çaplı bir çalışmaya yönelmiş, bunun sonucunda The White Goddess: A Historical Grammar of Poetic Myth (1948; Beyaz Tanrıça: Şiirsel Mitosun Tarihsel Grameri) adlı yapıtı ortaya çıkmıştır.
Ünvan:
Şair, Yazar, Eleştirmen
Doğum:
Wimbledon, Londra, İngiltere, Birleşik Krallık, 24 Temmuz 1895
Ölüm:
Deià, İspanya, 7 Aralık 1985

Okurlar

115 okur beğendi.
1.705 okur okudu.
58 okur okuyor.
2.050 okur okuyacak.
72 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 54.4
Erkek% 45.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
İsmail'in Doğumu
Abram'ın eşi olan Saray kocasıyla yaşadığı on yıllık evliliği boyunca çocuk sahibi olamamış ve kısır olduğuna inandığı Mısırlı cariyesi Hacer'i, kocası Abram'a eş olarak vermişti. O sırada seksen beş yaşında olan Abram, bu hediyeyi kabul etti ve onunla birlikte oldu. Hacer, Abram' dan hamile kaldığını anlayınca hanımı Saray'ı küçük görmeye başladı. Bu durumdan rahatsız olan Saray, kocasına olan biteni anlattı ve cariyesinin kendisini hor gördüğünü söyledi. Bunun üzerine Abram, eşine, "Cariyen senin elinde. Neyi uygun görürsen onu yap. O senin cariyen değil mi?" dedi. Böylece Saray, cariyesine sert davranmaya başladı. Hacer, hanımının yaptığı zulme daha fazla dayanamadı ve onun yanından kaçtı. Bir meleğe dönüşen Tanrı, Hacer'i Sur Kentine giderken Kadeş ile Beret arasındaki çölde bir pınarın başında buldu. Ona, "Saray'ın cariyesi Hacer, nereden gelip nereye gidiyorsun?" diye sordu. Hacer, "Hanımım Saray' dan kaçıyorum" diye yanıtladı. Bunun üzerine Tanrı ona eve geri dönmesini, gördüğü zulme sessizce karşı koymasını söyledi ve hiç kimsenin sayamayacağı kadar soyunu çoğaltacağına söz verdi. Tanrı sözlerine şöyle devam etti: "İşte hamilesin, bir oğlun olacak, adını İsmail koyacaksın. Çünkü Tanrı sıkıntı içindeki yakarışını işitti. Oğlun yabaneşeğine benzer bir adam olacak. O herkese, herkes de ona karşı çıkacak. Kardeşlerinin hepsiyle çekişme içinde yaşayacak." Hacer, "Beni Gören Tanrıyı gerçekten gördüm mü?" diyerek haykırdı. Kadeş ile Beret arasında su içtiği kuyuya da Beer-Lahay-Roi adını verdi. Hacer, Tanrının kendisinden istediği gibi hanımının yanına dönerek Abram'a bir erkek çocuğu doğurdu ve çocuğun adını söylendiği gibi İsmail koydu.
Sayfa 223 - Say·Kitabı okudu
Din
Reklam
Reklam
Reklam