Ekmek mayası gibi devinen ve bir dakikalığına, bir saatliğine, bir yıllığına ya da 100 yıllığına devinen ama sonunda devinmeyi bırakacak bir şey, bir maya gibi. Devinmeye sürdürebilsin diye büyük küçüğü yer, gücünü yitirmesin diye güçlü zayıfı yer. En fazlasını şanslı olan yer en uzun da o sevinir, işte o kadar.
Duraksadım. İdealizmimi bu adama nasıl açıklayabilirdim? Hissedilen bir şeyi, uykuda işitilen müzik nağmelerine benzeyen bir şeyi, inandırıcı olmakla birlikte sözün bittiği yerin ötesine geçmiş bir şeyi söze nasıl dökebilirdim?
Akıllılar dünyası tek boyutlu realite içinde yaşıyor. En gelişmiş şekliyle üç boyutlu. Benim realitimin onlarca boyutu var. Yüzlerce kristal prizmadan oluşan bir evren bu.