İnsan, doğası gereği bilmek isteyen bir canlıdır (Aristoteles). Büyük dinler bunu "yasak elma" efsanesi ile dile getirmişlerdir. Yaratılış efsanesinde sözü edilen, bilgelik ağacına, Tanrı'nın aksi yöndeki emrine rağmen Adem'in yaklaşması, herhalde onun bilme merakına, öğrenme merakına hamledilmelidir. Bu bilginin insana, kendisini cennetten kovdurma yönünde tarihi bir zarar verdiği aşikârdır. Öte yandan, onun bu bilme merakı sayesinde özgürleştiği ve gerçek anlamda "insan" olduğu da söylenebilir.
Tavla zarında ikinin gelme olasılığı nedir? Altıda bir. İlk atışımızda ikinin gelmediğini, ikinci, üçüncü, dördüncü vb. atışlarımızda da ikinin gelmediğini varsayalım. Peki ellinci atışımızda ikinin gelme olasılığı kaçtır? O zamana kadar ikinin hiç gelmemiş olmasından ötürü ellinci atışta ikinin gelme olasılığı, üçün veya beşin gelme olasılığından daha mı yüksektir? Hayır, o gene altıda birdir.
... Kısaca doğa bilimlerinin sonuçları, istatistiksel olarak veya olasılık zemininde savunulamaz. Yapılan gözlem sayısı arttıkça, varılan sonucun kesinliğinin artacağı söylenemez. Bir milyon gözlemimiz bize belli bir sonucu verebilir ama bu sonucun bir milyon artı birinci gözlemle çürütülmesi imkanı daima vardır.