Herkes acıyı ya da hastalığı alt ettikten sonra ruhunun derinliklerinde -ne kadar belli belirsiz, cılız olsa da- bir üzüntü duyar. Uzun süre, yoğun bir acı çekenler toparlanmayı isteseler de, olası iyileşmelerini bir yitim olarak görme eğilimindedirler. Acı varlığın ayrılmaz bir parçası olduğunda, onun aşılması, yitirilen bir nesne gibi ister istemez üzüntü yaratır.