Okurken sürekli ters köşe yapan, merakı son sayfaya kadar canlı tutan bir kitap. Başta klasik bir psikolojik vaka hikâyesi gibi başlıyor ama ilerledikçe olayların yönü tamamen değişiyor. Bu yüzden kitabı elden bırakmak zorlaşıyor. Özellikle son bölümlerde her sayfa yeni bir soru işareti oluşturuyor ve ne olacağını tahmin etmek neredeyse imkânsız hale geliyor.
Kitabın en güçlü tarafı akıcılığı. Anlatım sade ve tempolu olduğu için okuma hiç yorucu değil. Aynı zamanda karakterlerin psikolojik yönleri iyi işlendiği için hikâye daha inandırıcı geliyor. Okur olarak sürekli bir şeyleri çözmeye çalışıyorsun ama yazar seni hep bir adım geride bırakıyor.
Final kısmı ise kitabı gerçekten unutulmaz yapan yer. O ana kadar düşündüğün birçok şeyin yanlış çıkması, hikâyeye bakışını tamamen değiştiriyor. Bu yüzden kitap bittiğinde etkisi hemen geçmiyor, bir süre kafada dönüp duruyor.
Benim için hayatımda okuduğum en ters köşeli kitaplardan biri oldu ve kesinlikle favorilerime girdi. Psikolojik gerilim seven herkesin okuması gereken bir kitap.
Jennifer McMahon benim en sevdiğim yazarlardan biri. Yazım tarzı, kurduğu atmosfer, seçtiği temalar… Hepsi bana çok hitap ediyor. Özellikle paranormal ögeleri kullanma biçimini her zaman çok etkileyici bulmuşumdur.
Bu yüzden Eva’nın Çığlığına başlarken yine o paranormal gerilim hissini bekledim. Ancak bu kitapta yazarın daha çok polisiye ve psikolojik gerilim tarafını öne çıkardığını gördüm.
Kitabın başlarında bazı yerleri okurken “burada bir mantık hatası var” diye düşündüğüm anlar oldu. Fakat sayfalar ilerledikçe bunun bir hata değil, aksine yazarın sonlara doğru bıraktığı ipuçları olduğunu fark ettim.
Özellikle sonlara doğru, üç karakterin yollarının kesişmesiyle hikâye çok daha akıcı ve sürükleyici bir hâl aldı.
Yine de dürüst olmak gerekirse, Jennifer McMahon’un paranormal ögeler barındıran kitaplarını daha çok sevdiğimi fark ettim. Çünkü ona en çok o türün yakıştığını düşünüyorum. Bu kitap iyi bir psikolojik gerilim olsa da, benim için yazarın diğer eserlerinin gerisinde kaldı.
Kendimi en çok kaybolmuş hissettiğim dönemde bu kitap bir anda karşıma çıktı. Onu gördüğüm anda içimde çok net bir his oluştu: “Ben bu kitabı okumak istiyorum.” Sanki karşıma çıkmasının bir sebebi varmış gibi geldi. Çünkü hayatımın en dipte hissettiğim zamanlarından birindeyim; hiçbir şeyden zevk alamadığımı düşündüğüm, mutlu olmadığımı hissettiğim bir dönem.
Kitabı okumaya başladıkça ana karakterin hisleriyle kendiminkilerin ne kadar benzer olduğunu fark ettim. Her sayfada içimden “Ben de böyle hissediyorum.” dediğim anlar oldu. Son zamanlarda kendimi bulamıyormuş gibi hissediyorum ve bu kitap bana bunu fark ettirdi.
Belki de bu yüzden benim için bir başlangıç oldu. Kendimde değiştirmem gereken şeyler olduğunu fark ettim. Yaşamayı hak ettiğimi hatırladım. Şu an yaptığım şeylerden her zaman zevk almasam bile bunun geçici olabileceğini, bunun sadece bir süreç olduğunu anlamaya başladım.
Bu yüzden bu kitap benim için çok farklı bir yerde duruyor. Karşıma çıkışı benim için çok tatlı bir tesadüf gibi. Hem tekrar yazmaya başlama isteğimi uyandırdı hem de içimdeki bu karmaşık duygularla baş edebilmem için bana bir kapı araladı.
Umut BahçesiDilara Keskin · Ephesus Yayınları · 2023505 okunma
Sabahattin Ali’nin her kitabında kendime mutlaka benzettiğim bir karakter oluyor. İçimizdeki Şeytan’da bu karakter Ömer’di. İçinde çocuksu bir taraf varken, buna rağmen olgun olmaya çalışan hâli bana çok tanıdık geldi. Hataları çoktu ama kötü değildi; düşünme biçimi, sevme şekli ve iç çatışmaları samimiydi.
Diğer karakterlerle aynı bağı kuramadım. Hikâyedeki yerleri anlamlı olsa da bana duygusal olarak uzak kaldılar.
Genel olarak İçimizdeki Şeytan, insanın kendiyle mücadelesini çok gerçek bir yerden anlatan, rahatsız eden ama bu yüzden de etkileyici bir roman.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024208,9bin okunma
Selahattin Enis edebi yönden gerçekten çok güçlü bir yazar. Kurduğu cümleler insanı daha baştan içine çekiyor. Sara bana çok fazla duygu hissettirdi. Özellikle şüphecilik duygusunun ne kadar ileri gidebileceğini çok çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Sürekli bir şeylerin altında başka anlamlar arama hâli çok gerçekçi ve dokunaklıydı. Bu ruh hâlini yer yer kendime de benzettim. Halet karakterinin iç dünyası ve anlatım biçimi beni fazlasıyla etkiledi. Kısacası kitabı çok beğendim; okunması gereken, duygu yüklü bir kitap.