Bir kitap yazacağım, katalogu hayatım olacak!
10/10
·344 syf.··
2026 44. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:20
Birkaç gündür Orhan Pamuk'un yeni kitabını okuyordum. Aslında elimde bir sürü kitap daha vardı ama bende her zaman Orhan Pamuk'un ayrı bir yeri olmuştur. Pek çok (meşhur ve değerli) kitabını okumamış olsam da her kitabın ayrı bir zamanı olduğuna inanırım. Tam da bu nedenle yeni kitabın çağrısına kulak verdim ve sabırsızca okumaya başladım. Orhan Pamuk benim gözümde çok değerli bir romancıdır. Dediğim gibi pek çok kitabını okumadım ve okuduklarımın da hep zamanını bekleyip okudum. Okurken de hep tam zamanında okuduğumu hissettim. Çünkü Orhan Pamuk, dönemleri olan yazarlardandır. Ona yüklenemezsiniz, peş peşe göz gezdiremezsiniz. Benim için Orhan Pamuk kitapları sizi çağırır ve o an başka hiçbir kitaba odaklanamazsınız. Aslında böyle yazıyorum ama beni de uzun zamandır çağırmıyordu. Hatta kendisiyle uzaklaştık diyecektim ki favori kitabımın dizisi çıktı ve ben dizisinden sonra kendimi yeniden romanında buldum. Elbette Masumiyet Müzesi'nden bahsediyorum. Klişe gelebilir ama benim favori Orhan Pamuk kitabım Masumiyet Müzesi. Yıllar önce İstanbul hakkında hiçbir şey bilmezken ve hayata karşı çok kırılganken okumuştum. Beni o kadar içine çekmişti ki hayatım boyunca okumadan duramadığım kitaplar arasında oldu. Sürekli okuyor, sonu gelmeden elimden bırakmak istemiyordum. Burada bir detaya değineyim, o kadar hayranlıkla okuduğum o kitapta bahsedilen müzenin gerçek olduğunu da bilmiyordum. Bana göre ortada bir roman ve o romanda kurgulanan bir müze vardı. Sabırsızca kitabı bitirdim ve araştırma yaparken müze fotoğraflarına denk geldim. Sonrası büyük bir şaşkınlık, hayranlık, büyülenme anıydı. Çünkü o zamanlar benim için böyle güzel bir romanın gerçekten müzesinin olması rüya gibi geliyordu. Daha ilginciyse hâlâ öyle gelmesi! :)) Şimdiyse hâlâ kitabını heyecanla okumaya devam
1000Kitap
Kelimeler ve ResimlerOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202623 okunma
9/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Küçük bir iyilik kitap yorumu Herkese merhaba sevgili okurlar.Bugün sizlerle küçük bir iyilik'in yorumunu yapmaya geldim.Öncelikle Ally,bir pizzacıda çalışırken Dominic ile kavga eder ve Dominic onu kovdurur.Sonra Dominic'in annesi onu çalıştıkları ünlü bir reklam şirketinde işe alır.Dominic ile aralarında büyük bir çekim vardır.Ancak Dominic,babası gibi biri olmak istemediği için iş yerindeki herhangi biriyle ilişkim olamaz diye kural koyar.Ancak aşk hiçbir kural tanımaz ve artık birlikte olduklarında herşey için çok geçtir.Öncelikle Ally çok güçlü bir kadındı.Babasının hastalığı için parasız olmasına rağmen onu iyi bir bakımevinde tutabilmek için dört ayrı işte çalışır.Her ne olursa olsun asla başkasından yardım almaz.Babasına kendi olanakları ile bakar.Bence Dominic sonlarda saçmaladı ve Ally'e kırıcı şeyler söyledi ama Ally onu o kadar seviyordur ki neden yaptığını anlar ve kendini affettirme çabalarına karşı koyamaz.Her ne olursa olsun aşk galip gelir.Ayrıca karakterlerin yetişkin olmaları çok daha hoşuma gitti.Bende yetişkin olduğum için artık bu tarz kurguları lise kurgularından daha fazla sevdiğimi fark ettim.Aralarındaki romantik çekim çok güzeldi.İkisi de birbirinden inatçıydı ama ne olursa olsun birbirlerini bırakmamaları çok güzeldi.Dominic'in Ally'nin babasının iyi gününde onunla evlenmek için izin alması ve selfie çektirmeleri çok tatlıydı.Ayrıca Ally'nin arkadaşlarından birinin büyüyünce sen olmak istiyorum demesi beni çok güldürdü :) Çok tatlı bir romantik komedi kitabıydı.Kapak tasarımına ayrı,konusuna ayrı,karakterlerine ayrı aşık oldum.Benim puanım 10 üzerinden 9.Kesinlikle öneriyor,iyi okumalar diliyorum..
Küçük Bir İyilikLucy Score · Martı Yayınları · 2024232 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·128 syf.··
2026 51. kitabı
#okudumbitti Harika bir çocuk kitabı ile geldim. Zaman Dedektifleri: Sarnıcın Sırrı’nı okurken beni en çok mutlu eden şeylerden biri güncel konulara yer verilmiş olmasıydı. Kitapta yapay zeka,drone, selfie gibi günümüz çocuklarının hayatında karşılığı olan kavramların kullanılması oldukça hoşuma gitti. Açıkçası günümüz çocuklarının klasik eserlerle bağ kurmakta zorlanmasının sebeplerinden birinin de çağın dilinden uzak kalmaları olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle günümüz dünyasına ait kavramları çocuk edebiyatında görmek benim için oldukça kıymetli. Kitabın merkezinde yer alan zaman yolculuğu teması zaten çocukların ilgisini çeken bir konu. Buna macera, gizem ve bilim kurgu unsurları da eklenince ortaya sürükleyici bir hikaye çıkmış. Lumo karakteri ise hikayeye farklı bir renk katmış. Gelecekten gelen bu konuşan ışık sayesinde olaylar daha da merak uyandırıcı hale geliyor. Sena ve arkadaşlarının karşılaştıkları zorluklar karşısında gösterdikleri cesaret, dayanışma ve merak duygusu da kitabın en sevdiğim yönlerinden biri oldu. İstanbul’da doğup büyümüş biri olarak kitabı okurken ayrı bir keyif aldım. Hikayede geçen yerler zihnimde tek tek canlandı. Özellikle sarnıçlar ve İstanbul’un tarihi dokusu maceraya çok güzel bir atmosfer kazandırmış. Kitabın yanında gelen İstanbul haritasının da çocukların okuma sürecine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Yazarın sınıf öğretmeni olması da kitap boyunca hissediliyor. Tarihten bilime, fizikten teknolojiye kadar birçok farklı alana yapılan göndermeler dikkatimi çekti. Bu bölümleri okurken zaman zaman sosyal bilgiler ve fen bilgisi derslerinde öğrendiğim konular aklıma geldi. Ancak bunlar öğretici olma kaygısıyla değil, hikayenin doğal akışı içerisinde verilmiş. Bu da kitabı hem eğlenceli hem de düşündürücü kılıyor. Zaman
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20266 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 14. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 17:24
Seni okumak her zaman çok güzel @etgar_keret 33 öyküden oluşan bir kitap Selfie Çubuksuz Bir Dünya. Keret'in öyküleri içime işlemiştir, hep. Hani böyle bi' derin nefes alma ihtiyacı duyar ya insan, işte öyle. Kara mizah ve absürt, o yüzden de çok gerçek. Herkes sevmez, ama sevin ya Etgar Keret okumayı.
Selfie Çubuksuz Bir DünyaEtgar Keret · Siren Yayınları · 202614 okunma
7/10
·80 syf.··
2020 232. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2020 00:00
Rembrandt ile Taschen ressamlar dizisine devam ediyorum. Açıkçası, “kare sanat” serisinden daha ayrıntılı ve kronolojik ilerleyen düzene sahip. Bu şekilde resimleri daha ayrıntılı ve kategorize ederek akılda yer ediniyor. “Hollanda Altın Çağı” serisinin önemli ressamı, Rembrandt’ın en önemli özelliği, teknolojinin gelişmediği -17. yüzyıllar- yıllarda, otoportrelerini yaparak, bir nevi resim alanında “selfie” gerçekleştirmiştir. Aynı zamanda, eşini, oğlu Titus, gelini, Aristoteles ve Homeros gibi tarihi karakterleri de tuvale taşımış. Burada Caravaggio olan benzerlik konusu söz konusu. Caravaggio da eserlerinde modelleri sokaktan, tanıdıklardan ve dışlanmışlardan seçerdi. Bir başla benzerlikte, Rembrandt’ın eserlerinde görülen arka plan karanlığı ve obje-modellerin ışıklandırılması yönünden de benzerlikler mevcut. Bu yüzden zaten, ışığın ve gölgenin ressamı denir. Eserleri daha iyi sindirebilmek için, bulunduğu sayfadan kopan resim açıklamalarını daha iyi sindirebilmek adına, incelemesini okuduğum resmi telefondan açıp önüme koyuyorum. Böylelikle, her okuduğum ayrıntıyı görebilme imkanına sahip oluyorum. Sanat kitapları okuyorsanız, bu yöntemi tavsiye ederim. Rembrandt, tarihsel resim çalışmalarında; el, kol, mimik ve jest hareketlerin getirdiği duyguların ifadesini yansıtmak için, o zamanlar “çile” diye adlandırılıyordu. Çalışmalardaki figürlerde görebilmek mümkün. Yahudi Gelini, Suzanna ve Yaşlılar, Gece Devriyesi, Dokumacılar Loncası isimli eserlerin ayrıntılı olarak incelenmiş ve fikir sahibi oluyorsunuz. En büyük üzüntüm, Hollanda’ya gittiğimde Van Gogh için vakit bulup, Rembrandt ve diğer sanatçıların eserlerini görememek üzmüştü. Hala pişmanlığını yaşıyorum. Rembrandt’ı daha fazla açıklayarak büyüsünü kaçırmak istemiyorum. Okuyun! Okuması inanılmaz zevkli idi.
RembrandtWilhelm Köhler · Pocket Library of Great Art · 19532 okunma
Kapak güzel olabilir ama siz yine de kapağa göre yargılamayın.
3/10
·496 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 21:26
Bu kitaba karşı sürekli olarak insanların “aşırı zekice yazılmış bir kurgu, güçlü kadın karakteri var ve kitabın evreni harika,” dediklerini duydum. Bu kitap benim hayatımda okuduğum en kötü seri giriş kitabıydı. İnsanlar kitabın evreninin harika olduğunu söylüyordu lakin kitabın evrenine dair en baba bilgileri 400 küsürlü sayfalarda elde ettik. 500 sayfalık bir giriş kitabında zihnimde oluşturmam gereken evreni son 100 sayfa kala alıyorsam ben buna harika yazılmış ve okuya işlenmiş bir evren demem. En fazla yazarın güzel hayalini kurduğu ama yazamadığı (daha doğrusu okuyucuya aktaramadığı) evren derim. Bu arada gerçekten güzel bir evren var sadece bizim bu distopik dünydan hiç haberimiz yok. Hisar kendi çalıyor kendi oynuyor biz de mal gibi bari birkaç bir şey söylese de bizi de şu kitabın içerisine dahil etse diye kendimizi yırtıyoruz. Bu kitap sanırım wattpadde ilk yazmaya başladığı kurguymuş (sallıyor da olabilirim). Eğer öyle bir durum varsa yazarın çıkış kitabı bu olur muhtemelen. Kitabın yazım dilindeki kusurların bir kısmını da buna bağladım zaten. Ve ilaven diğer kitapların bu kitaptan iyi olacağına adım gibi eminim çünkü bu kitap kadar kötü yazması imkansız. Benim burada kolay kolay kitap gömdüğümü göremezsiniz. Ben genelde seveceğini düşündüğü kitapları okuyan ve okuduğu kitapları seven birisiyim. Bu kitabı da birçok bookstagramda gördüğüm ve kapağının çizimini de aşırı beğendiğim için almıştım. İnsanların çok sevdiği bir seri olduğu için beklentim çok yüksekti ve tüm kitapları (şu ana kadar sadece 5 kitap çıktı) temin ettim ve sanırım bu bir hataydı. Beklentimi asla ama asla karşılamadı. Her şeye rağmen seri hakkında kesin bir hüküm yapmayacağım. Kitabın son 10 sayfası (hatta 8) sonraki kitabı merak etmeme sebep oldu. Ama ne yazık ki kitapları satın
1000Kitap
BronzÖzge Naz · Guardian Yayınları · 20242,994 okunma