Bu yazarla tanışmamı arkadaşım sağladı iyi ki de oldu. Yazarın yazım dili, olay örgüsü muazzam beni içine hapsetti diyebilirim. Nil’in iç hesaplaşmaları kendine ait olanı bulma arzusu, kendini sorgulaması, o kadar güzel anlatılmıştı ki sanki Nilsu karşımda bunları yaşıyor gibi hissettim, öyle okudum kitabı. Karakter öyle güzel tasvir edilmişti ki her yönden her karakteri sevdim diyebilirim hepsinden bir şeyler buldum, aldım, öğrendim. Ama beni en çok etkileyen kitabın sonu oldu ‘nasıl yani’ diyebileceğim unutmayacağım bir son olarak kalacak hep. Kitap bittiğinde buruk bir gülümseme oldu eminim bundan sonra da her aklıma geldiğinde, alıntısını ya da incelemesini okuduğumda bu devam edecek. Kitabı okumalısınız kendinizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız çünkü Nilsu karakteri her şeyiyle bizden biri gibi onun deyimiyle kıskançlığı, karmaşıklığı, uyumsuzluğu…Kendi hesaplaşmasını muazzam şekilde yapıyor. Daha sonraları Selen ile kurdukları dostluk benim çok hoşuma gitti. Selen karakteri de çok derinlik katılarak yazılmıştı. İki kadının dostluğunu görmek ve böyle güzel bir yazım dili ile okumak beni tatmin etti diyebilirim. Mike ise Nile öğrettikleri ile güzeldi sonu ne kadar benim için güzel olmasa da onun için kaçınılmazdı. Teo ise yazıldığı gibi yaşamdı. Şu sıralar bana yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu, dolu dolu, anın tadını çıkararak yaşamak gerektiğini anladığım bir karakter oldu ve olacak. Diyeceğim o ki okumalısınız çok beğeneceğinize eminim.