selos

Uzun müddet hastalığa direndikten sonra şimdi Suat'ın önünde yeniden hücum eden bir kararsızlık, bir yorgunluk, bir oracıkta eriyip ölüvermek arzusu yükseliyordu. Onu o kadar istemiş, o kadar aramış, o kadar beklemişti, onunla o kadar meşgul olmuştu ki şimdi gelirse mesut olacağım zannetmişti; fakat işte o geldiği halde nasıl tedavisi imkânsız bir dertle harap ve bedbaht olduğunu tekrar hissetmekten dolayı ümitsizliğe boğulmuştu. Ateşli saatlerinin aydınlk perisi, ateşler içindeki karanlığının teselli ışığı olan Suat, orada, o bütün hastalığında silik gölge gibi gördüğü, sadece saçları, gözleriyle gördüğü vücuduyla Suat işte oradaydı; onu beklemiş, sonsuz beklemiş, o yanında yokken ölmekten korkarak beklemişti. Son defa bir daha görüp, "Ah güzelsin, yücesin, bana hayatı sen sevdirdin, meleksin" deyip ölmek için ne kadar istemişti.
Sayfa 121 - Necip·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ve sefil, kendisi bunu bir saadet, hatta bazen bir aşk görüyordu, öyle mi? Sonra, yarın, evet yarın bunu bile bırakmak gerekecekti. Bunu bile bırakacak, bu gözlerin temiz ufkundan uzak, bu hayatın tatlı havasından uzak, yalnız, bedbaht, evet yalnız ve bedbaht yaşayacaktı. Sonra da buna saadet diyordu, öyle mi?
Sayfa 130 - Necip·Kitabı okudu
O kadar müstesna ve muhteşem gördüğü, öyle olması için her şeyi yaptığı bu ilişkinin de basit, her günkü aşklar gibi olduğunu kabul etmek mecburiyetiyle isyan ederek başını duvarlara çarpmak, emellerinin bu rezil tükenişinde hazır bulunmak istiyordu. Ah, hayatından ne kadar tiksiniyordu, onun hiçbir zerresinde sevilecek, büyük, muhterem bir şey görmüyordu. Köpek gibi başlamış, köpek gibi yaşamış ve köpekler gibi şimdi sürünmeye mahkum olmuştu...
Sayfa 219 - Suat·Kitabı okudu
Rilke'nin bir şiiri şöyle bitiyor: "Yalnız olan yalnız kalır uzun zaman, / uyanır, okur, uzun mektuplar yazar / ve yapraklar savrulurken caddelerde / tedirginlikle dolaşır durur." Her ne kadar nisan ayında olduğumuz için yapraklar savrulmuyorsa da şu halimin daha iyi bir tarifini kendim bulamazdım.
Sayfa 25 - Alice·Kitabı okudu
İncinmekten çok korkuyorum -acının kendisinden değil, acıyı kaldırırım, ama acı çekmenin, buna açık olmanın gururumu kırmasından korkuyorum. Çok fena tutuldum bu çocuğa, ne zaman bana ilgi gösterse heyecanlanıp şapşallaşıyorum. İşte yine her şeyin ortasında, dünyanın hali ortadayken, soyumuzun tükenmesi olasılığıyla karşı karşıyayken oturmuş seks ve arkadaşlık hakkında bir e-posta yazıyorum. Uğruna yaşayacak başka ne var?
Sayfa 136 - Alice·Kitabı okudu