(spoiler içerebilir, kitabı okumayanların göz gezdirmesini tavsiye etmem)
Thomas More'un günümüzden yaklaşık 500 yıl önce o dönemin okumuş kişilerinin kullandığı dil olan Latince'de yazdığı eseridir. Kitapta, Thomas More'un hayalini kurduğu bir ülkeyi görmekteyiz. More, kitapta dünyadaki aksak ve baskıcı yönetimleri kurgu bir karakter olan Raphael Hythloday'in ağzından anlatmıştır. Raphael, aslında Thomas More'un direkt olarak söyleyemediklerini söylediği bi araca benzetilebilir. Raphael ayrıcalığıyla neden bir kral yönetiminde danışmanlık yapmak istemediğine kadar birçok konuyu açıklar ve mevki makam hırsı olan yöneticileri eleştirir. Raphael'in soyadı olan Hythloday'de "geveze" anlamına gelmektedir. Thomas More kitabı yazarken de ayrıca şakacı kişiliğini hiç gizlemeyip kitaba yansıtmış ve yüz yıllar sonra Thomas More ve Ütopyası hakkında yazı yazanları ikiliğe düşürmüştür. Bu bahsedilen ikilem More'un tüm yazdıklarının şaka olup olmamasıdır. Ancak yine kitabın sonunda yer alan "Utopia'nın Günümüzde Değerlendirilmesi" bölümünde anlıyoruz ki More'un tüm bu yazdıkları bir şaka değil aksine ileride de bir çok fikir akımına öncü olabilecek bir başyapıttır. Utopia'nın birinci ve ikinci bölümünü okuduktan sonra, bu büyük eser hakkında düşünmez ve Thomas More'un yaşantısını göz önüne almazsak, More'un vermek istediği birçok mesajı alamayız. More'un yaşamı da Utopia'da yaşayan halka benzetilebilir. Gösterişten uzak kalmayı sever ve eğitime çok önem verir. Thomas More'un Utopia'sındaki her görüşüne katılmak zorunda değiliz ama günümüze baktığımız zaman birçok fikrinin hayat bulduğunu görürüz. Örneğin çalışma saatlerinin kısaltılması, kadın erkek eşitliği, eğitimin parasız olması vb. Ama More'un gerçekleşemeyen başka düşünceleri de vardır: Ulusal gelirin herkesçe tam bir