Eskiden işlediği zannedilen hiçbir şeyin aslında işlemediğini göstermek için vurdu yaşam. Nefesten vurdu bak, akciğerden. Bu dev salgın, bir anda tüm dünyaya yayılan salgın, nefessiz bırakarak öldürüyor. Nefes alamıyorum, diyor ölürke insan. Çünkü hiçbirimiz alamıyoruz. Alamadığımızı, nefessiz kala kala kendimizi boğduğumuzu nasıl anlatsın bize yaşam? Her zamanki gibi bize bizi yansıtıyor.
Yaşamı anladık, yaşamım ne peki? Yaşamın, Olan olduğunda, yani sen etkiyi aldığında, kim olacağının seçimi ile oluşur? Nasıl karşılık vereceksin? Tepki ve karşılık farklı şeylerdir. Tepki, karşı duruştur. İtmektir. Saldırıdır. Ayrılık yaratmaktır yaşamla. Sen ve ben olamayız, kabul etmiyorum demektir. Karşılık ise yaşamla nasıl birleştiğindir. Sen bana böyle geldin yaşam, ben seninle böyle birleşiyorum’dur. Seçim ile işler. Tepki otomatiktir. Karşılık seçimledir. Sen oluşturursun.
Şu an bak, yaşamda her yerde ne olmakta ise oluyor. Yaşam bu. Senin ‘olmasın efendim ‘ gibi bir etkin olamaz onun üzerinde. Etki yaşamdır zaten, yaşam olandır. Yaşam her an OL-ur. Tanrı’nın OL! deyişi diyelim.