“Yani herhangi bir anda neye odaklanırsan, neyle özdeşleşirsen onu yaşarsın. Sinemaya gittiğinde, acıklı bir sahnede ağlamadın mı hiç?”
Başımı sallayarak onaylıyorum.
“E niye ağladın be kızım, o sırada o olanlar oluyor muydu sinemada oturduğun koltukta? Hayır, sen o karakterle, onun yaşadığı ile özdeşleşmiştin. Oradaydın yani. Filmde. Sonra sinemadan çıktığında bir şey yok değil mi? Ne filmdi ya, amma acıklıydı dersin bir de.”
Yani nerede, ne yaşayacağın sana bağlı. Seçen sensin. Dikkat et, bedenin neredeyse değil, sen neredeysen ona bağlı. Zira bedenin burada olsa da sen burada olmayabilirsin, gördün.
Şimdi ve burası yaşamdır. Şu an olanı kapsar. Bedeninin olduğu yer ve an. Bedeninin olduğu yer ve an senin yaşam alanın. Orada olan yaşamdır. Orada ne varsa, beş duyunla alabildiğin ne varsa. Senin yaşamda bulunduğun an ve orada olanlar, alabildiklerin.”