“çünkü her şey benden uzaktaydı ve ben hep böyle bir yer aramıştım, çığlıktan kıyametten uzak, ölümlerden uzak, sadece yaşayan şeyler
var orada, evet, ölümsüz otlar, ölümsüz ağaçlar, üzerlerinde dökülmez yapraklar, o zaman anladım, her şey böyle havadan gelip içime aktı, hepsini soluyup aldım ve fark ettim ki ben bütün bunları zaten biliyormuşum, zaten ben hep burayı arıyormuşum, bütün yolcularım buraya doğruymuş.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Onsuz olunca her yerde evsiz barksız bulacaktım kendimi. Yeni değil, çok daha önce sevdalanmıştım sanki ya da yaşamım onu sevmekle başlamıştı.
Burada onunla karşılaşmam, bilinmez bir gücün bizden habersizce uyguladığı bir tasarımın gereğiydi, buna inanıyordum. Bize seçme, düşünme fırsatı tanımamıştı o güç.