Selin

Selin
@selinkkkkk
Umarım hayat size hayvanlara ve çocuklara davrandığınız gibi davranır.
"İlk günler pek şaşırıyordu. Şimdi biraz alıştı galiba! Kâmil Bey gerçekten pek kibar bir adam İhsan! O kadar bilgisi olduğu hâlde, bir kere bile ukalalık ettiğini görmedim. Yalnız bir defa, misafirler gittikten sonra: Bunlar çok daha büyük olabilirlerdi ama, dedi, 'hiç okumuyorlar. Yani hiç yaşamıyorlar. Bir yere gelip takılmışlar. Oradan sonra artık kendi kendilerini harcıyorlar. Yazık!' dedi."
Reklam
Araplar mezhep kurucusudurlar. Biz Türkler, tarikat kurucusuyuz. Arap mezhepleri sufiliğe, Türk tarikatları tasavvufa dayanır. Tasavvufa göre dünyada her şeyden önce güzellik vardı. İbadet bu güzelliğe tutkunluktur. Bu sebeple Türk'ün bağlanacağı inanç, Allah korkusundan değil Allah sevgisinden gelir. Okudukça tasavvufun yalnız Türk'e mahsus bir yol olduğunu anladım. Türk illerinde doğmuş, Anadolu'da gelişmiştir. Türk tasavvufu, Şamanlıkla İslamlığın karışımıdır.
Dünyada inanmam hani görsem de gözümle, İmanı olan kimse gebermez bu ölümle. Hızla indirdim silahı... Mehmet Âkif Bey'indir bu mısralar... Nereden geldi aklıma? Arkası nasıldı? Ey dipdiri meyyit 'iki el bir baş içindir'. Davransana... Eller de senin, baş da senindir. His yok, hareket yok, acı yok, leş mi kesildin? Hayret veriyorsun bana, sen böyle değildin!
Taşeronla arası açılan Kılıç Usta, bir gün öteberisini toplayıp şantiyeden ayrılmadan önce İflahsızın Yusuf'u kıyıya çekti: "Ben gidiyorum," dedi. "Koyarlar yerime belki de seni. Olma kula kul, öpme el ayak, kirlenmesin ağzın. Ya ver canını insan için ya da etme kalabalık dünyamıza!" Çekti gitti.
Sayfa 161·Kitabı okudu
Reklam