Cehennemin eşiğine gelmiş kişilerin şeytandan ödü kopuyordu; zaten cehennemin içinde olanlar için ise şeytan özel biri değildi, yalnızca başka biriydi, o kadar.
“Söylediklerim için özür dilerim. Aslında kendime söyledim onları, sana değil.Seni üzmek-daha kötü hasta etmek istemedim.” Bir süre sessizlik oldu; duydukları tek ses soluk alıp verişleriydi. Sonra Carla, Deborah’ın beklentisinin tam tersine, hiç de kin dolu ya da kibirli olmayan bir ses tonuyla, “Benim hastalığım… ağzına kadar dolup taşmış bir bardak, senin küçücük damlan taşan kısmın içinde çoktan eriyip gitti.” dedi.