"Gerçek aşkın ne olduğunu söyleyeyim sana. Körü körüne bağlanmak,
kayıtsız şartsız kendini vermek, yerlerde sürünmek, her şeye, herkese
rağmen inanmak, güvenmek, karşındaki zalime bütün kalbini, bütün
varlığını vermektir. Ben böyle sevdim işte!
Somut gerçekler göz ardı edilemezdi. Felsefede, dinde, ahlâkta ya da politikada iki kere iki beş edebilirdi, ama iş bir top ya da uçağın yapımına geldi mi, iki kere iki dört etmek zorundaydı. Güçsüz ülkeler önünde sonunda fethedilmeye mahkûmdu, güçlü olmak için verilen savaşımda ise hayallere yer yoktu.