SelKo

SelKo
''Büyük yürüyüşler okumakla başlar.''
Öğretmen
Lisans
Antalya
Kırklareli
201 okur puanı
Aralık 2014 tarihinde katıldı
8/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2018 172. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2018 15:52
Durup dururken okunan bir kitap . Hiç hesapta yokken ,hatta adını bile bilmezken "öylece karşıma dikildi _oku beni" dedi ...hem de "sessiz sedasız" söyledi Kırılgan olduğunu anlamıştım inceliğinden .. oturdum okudum "Pişman değilim ... #spoiler Önsöz 'de şöyle söyleniyor "önce bir gezgin oluşum vardı ,o dil dünyası tarihinde " _ Ve şöyle düşündüm ... "Gidemedigimiz kentleri , görmek isteyip ' göremediğimiz insanları,anlatmak isteyip sustuklarımızı mı okuyoruz ? Yapamadıklarımızı bir "dil dünyasında gezgin olup kendi tarihimize mi katıyoruz ?" Cevap evet ..okuduğumuz kitaplar bize kendi hikayelerini anlatırken bizde de bir hikaye oluşturuyorlar ..iyi bir anlatı bize hem duygu hem dil hem fotoğraflar ekliyorlar .. Tam da olması gerektiği gibi .. Mario Levi hiç okumadığım bir yazar "Bir şehre gidememek " kısacık bir anlatı .. Hem yazarın hayatından hemde yazacağı romana kahraman yapmak istediği Eşref Öğretmenin anılarından bir demet..tamamen özlem ,kaybedilmiş zaman ve insan duygularıyla örülü. . Dip not Yazımında en hoşuma giden bir çok cümlede tırnak işaretlerinin kullanılması oldu. . kendi hayatımda da tırnak işareti benim için çok önemli ve uzayıp giden nokta işaretleri ... Tırnaklar : "benim için önemlisin" "bana dikkat et " demektir.. Sonsuz noktalar ise ... Daha söyleyeceklerim bitmedi .. Hayata bu noktalar üzerinden yeni yeni kelimeler eklenebilir ifadesidir .. Tıpkı UMUT gibi sonsuz ....
Bir Şehre GidememekMario Levi · Doğan Kitap · 2013536 okunma
SelKo
Bu ne güzel bir anlatım.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·461 syf.··
2018 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2018 23:05
BURASI MUZ CUMHURİYETİ DEĞİL!! Bir çoğumuzun aşina olduğu hele hele siyasetin şu hararetli günlerinde dilimize pelesenk olmuş bir deyim ''Burası muz cumhuriyeti değil!'' Peki nereden çıkmış bu deyim hiç düşündünüz mü? 11 Kasım 1928 tarihinde Kolombiya'da muz işçilerinfazla mesai saatlerinden, iş kazalarına yeterli önlem alınmamasından, asgari ücret yetersizliğinden işçi birliği isimli sendikayı göreve çağırıp greve gitmiş, gelin görün ki pastadan büyük lokmayı alma telaşında olan emperyalist Amerikan şirketleri orduyu kullanarak 5 Aralık 1928 tarihinde net rakamları bilinmemekle birlikte direnişe katılan bütün muz işçilerini öldürmüş. Söylenene göre -ki kitapta da bu şekilde geçiyor- bir tren istifi dolusu insan cesedi o gece yok edilmiş. Sabahında da ordu muz işçilerinin bir avuç çapulcudan ibaret olduklarına dair bir bildiri okumuş. ''Çapulcu!! '' Katliamdan 20 yıl sonra, ülkenin meclisinde katliamı araştıran, ve seçimlerde devlet başkanı olmasına kesin gözüyle bakılan, Liberal partinin başında bulunan Jorge Gaitán suikaste uğrayıp öldürülüyor. Aynı gün çıkan halk ayaklanmasında başkentte yaklaşık 10.000 kişi öldürülüyor. Genç Fidel Castro'da bu katliama tanıklık edenler arasında. Tarihsel kısmı ortalama bu şekilde, Marquez ile olan kısmı ise bu olaylardan ve katliamları dile getirenler hakkında yakalama kararı çıkaran Kolombiya hükümeti Marquez Nobel ödülü alana dek kendisini hapse tıkmak istiyor ve Marquez topraklarına hiç dönemiyor. Yıllarca bir çok platformda halkının haklarını savunmak için elinden gelen her şeyi yapan, barıştan başka yegane isteği olmayan bu adam ülkesi tarafından yıllarca dışlanıp suçlanıyor. Öldükten sonra da, ülkesinde yas ilan edilmesi iki yüzlülüklerinin tecellisidir. Gelelim kitaba, kitap şu ana dek okuduğum en iyi on kitap arasında
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
SelKo
Harika bir inceleme okudum.Tebrikler.
Abartmayın arkadaşlar...
6/10
·352 syf.··
2019 28. kitabı
Bu yazar ablanın nesi bu kadar abartılıyor tam anlamadım ya da belki sadece bu kitabı vasattır. Bilemedim. Tek kitapla da yargılamak istemiyorum. Kitap iyi hoş yani okunmayacak gibi değil fakat sanattan çok uzak edebiyattan çok uzak vasat bir anlatım dili var. Hele ki kitapta batı toplumuyla anadolu insanı arasındaki farkların irdelendiği kısımlar resmen bana "ay teyze darlama tamam" dedirtti. Şu kitabın herhangi bir kısmında edebiyat adına taklalı bir cümle, şöyle vay be dedirten hiçbir anlatım yok. Sadece duru bir Türkçe ile dümdüz anlatmış yazar. Yani o yüzden 6 dan az vermek haksızlık olur ancak 6 dan fazla vermek için hiçbir sebep bulamıyorum. Vasat ve yavan bir kitap. İlla okuyun denebilecek bir yanı yok.
Camdaki KızGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 201928,1bin okunma
SelKo
Çok övüldüğü için ikinci kitabını okuyorum.Gitmiyor.Yazar gerçek mesleğinde çok iyi olabilir ama burada hayır.Sıkıldıysam da bitirmeye çalışıyorum.
3/10
·140 syf.··
2020 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2020 22:25
Daha önce sabahattin alinin bütün romanlarını ve bir de sırça köşkünü okumuştum.Hepsinde cidden sabahattin alinin kalemine hayran kalmıştım.Fakat değirmen beni hayal kırıklığına uğrattı. Normalde diğer kitapları su gibi akıp giderken kitabı elime alasım gelmedi. 7 günde anca bitirebildim.Gerçi zaten kendisi önsözde , "Yazmış olmaktan utanacağın kadar kötüleri olduğunu biliyorum demiştir".Hikayelerinden bazılarını çok küçük yaşta yazmış.Belki de bundan mütevellit kitap bu kadar sıkıcıdır.Uzun lafın kısası Sabahattin Ali okumak istiyorsanız romanlarını tavsiye ederim. Çoğunluk beğenmiş olmasına rağmen ben şahsen beğenmedim.
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
SelKo
Bende begenmedim.Oykulerden oluşuyor.Bazilari sanki zoraki yazılmış gibiydi