" İnsan kendisini köleliğe uyarlayabilir, ama bu duruma düşünsel ve ahlaksal niteliklerini alçaltarak tepki gösterir. O, karşılıklı güvensizliğin ve düşmanlığın egemen olduğu bir kültüre de uyarlanabilir, ama bu uyarlamaya da zayıf ve ürün vermeyen biri haline gelerek tepkide bulunur. İnsan kendini cinsel itilimlerin bastırılmasını isteyen kültürel koşullara da uyarlayabilir, ama bu uyarlamayı başarırken Freud'un göstermiş olduğu türden nevrotik belirtiler geliştirir. Demek ki o, hemen hemen her kültür kalıbına kendisini uyarlayabilmektedir, ama bu kültür kalıpları doğasıyla çelişik olduğu zaman, kendi doğasını değiştirmediği için sonunda kendisini bu koşulları değiştirmek yönünde zorlayan ansal ve duygusal bozukluklar göstermektedir."
"Eğer yetke uyruğu sömürmeyi istemeseydi, korkutarak ve duygusal yönden boyun eğdirterek yönetme gereksinmesini duymayacak, kendisinin yetersiz bulunması tehlikesini göze alarak ussal yargıyı ve eleştiriyi yüreklendirecekti. Ama kendi çıkarları tehlikeye girdiği için yetke, boyun eğmenin en büyük erdem, başkaldırının ise en büyük suç sayılmasını ister. Yetkeci etikte bağışlanmayan suç, başkaldırma ve yetkenin kural koyma hakkıyla koyduğu kuralların uyruklar için en yararlı kurallar olduklarına ilişkin görüşün sorgulanmasıdır."