Kavrayın: Çocuklar küvetteki köpükleri sever.
Konuşun: "Köpükler büyük beyaz bir battaniye gibi. Kolunda köpükten bir çizgi var. Bu düz bir çizgi. Bak. Küçük yuvarlak bir köpük adası buldum. Suyla çevrelenmiş. Köpük adası eline yakın. Ama ayak parmaklarından uzak. Bu bir daire. Sudaki diğer daireleri görüyor musun? Kare yapabilir misin? Bu çok zor. Peki ya yüksek bir dağ?"
Karşılıklı Yapın: "Köpükler ellerini kaplıyor. Bir sürü köpük var değil mi? Köpüklerin şekli ne? Haklısın, yuvarlaklar! Köpüklerin içinde yüzen sabuna bak. Sabunun şekli ne? Dikdörtgen değil mi? Lifin de kare. Sabunu lifin içine koyalım. Şimdi karenin içinde bir dikdörtgen oldu!"
İşitme engeliyle doğan bir çocuğa duyma imkânı veren koklear implantasyon, tüm bu bileşenlerin olağanüstü bir örneğidir. Kendi ekseni çevresinde iki buçuk kat sarılı salyangoz şeklinde bir organ olan koklea, işitmenin sinir kısmının başladığı yerdir.
Koklear implant, işitme yolu üzerinde sesin durmasına neden olan zarar görmüş hücreleri başarılı bir şekilde geçerek doğrudan akustik ya da duyma sinirine gider. Burası kulağı beyne bağlayan bir otoban gibidir. Bunun muhteşem sonucu ise sessizliğe mahkum olmuş bir çocuğun duyabilmesi, konuşabilmesi ve hem eğitim bakımından hem de sosyal olarak dünya ile kaynaşabilmesidir. Koklear implant, işitme engeline mucizevi çözüm olan bir bulmaca parçasıdır.
Seni hiç unutmayacağım
Bugün bana acı çektiren
aşkını nasıl olur da düşünmem?
Kalbimin faydasız koruyucuları olan
ellerini nasıl hatırlamam?
Dünün hiç olmamasını isterdim,
Bugün bildiğimi hiç öğrenmemiş olmak isterdim,
Bu zavallı kalbimin
Böyle çok ağladığını görmemek isterdim...