Selma

Selma
@selmabas
instagram @sellmaabs
Puan vermedi·160 syf.··
2025 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 17:30
Yunanca Dersleri konuşma yetisini kaybeden bir kadınla görme yetisini kaybetmek üzere olan bir adamın hikayesi. Ve bu iki karakteri artık konuşulmayan bir dil olan Yunanca derslerinde biraraya getirmiş yazar. Aslında oldukça sembolik bir metin. Karakterlerin yaşadıkları kayıplar üzerinden bir içsel yolculuk ve yeniden varolma hikayesi anlatılıyor. Özellikle kadın karakterin sesini yitirmesi sonrasında Antik Yunanca dersi alması, dilin kökenine inmesi, anlam arayışı, tek başına yaptığı uzun yürüyüşler, sessizliğinde döndüğü kendi benliği bana çok dokundu. Dış dünyaya açılan sesleri ve görüntüleri zaman zaman kapatmak gerek hissiyle okudum. Hem hüzünlü hem de umut dolu bir anlatı. Zamanın hızının aksine yavaşlamaya, içimize dönmeye, kalbimize, sevgiye bir davet gibi. Şunu da belirtmek isterim. Olay örgüsü olan bir kitap değil. Eğer sembolik anlatımlar sevmiyorsanız ve daha önce Han Kang okumadıysanız bu kitabı okumakta zorlanabilirsiniz. Ben de bazı bölümlerde takip etmekte oldukça zorlandım.
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,090 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·109 syf.··
2025 26. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2025 19:45
Ah, ne okudum ben! Okurken sıkışık, çaresiz ve isyankar hissettim. Fransa’da yaşanmış gerçek bir olaydan etkilenerek kaleme almış bu romanı yazar. Maalesef toplum olarak bizim de çok uzak olmadığımız bir hikaye Sakar. Sakar, küçük bir kız çocuğu olan Diana’nın ailesi tarafından uğradığı şiddeti anlatıyor. Bunu olabildiğince doğrudan, yalın bir şekilde aktarmış yazar. Ayrıca farklı bir anlatım tekniği kullanarak. Şiddeti gözlemleyenlerin gözünden anlatmış olayı. Hikayede Diana hiç konuşmuyor. Hatta bırakın konuşmayı uzun süre şiddete uğrayanların yaptığı gibi “Ben çok sakarım.” diye kendisini suçluyor. İşte tam da dediğimiz gibi “Çocuk susar, sen susma!”. Çocuklar yaşanan şiddeti anlamlandıramıyor, korkuyor ve çoğu zaman anlatmıyorlar. Nice çocuk ailesi tarafından şiddete uğruyor maalesef. Yazar da bu romanıyla aile kurumuna sorgusuz sualsiz kutsallık atfedilmesinin doğurduğu sonuçlara dikkat çekiyor. Bir de şiddeti izleyen çocuklar var, onlar da şiddete uğrayanlardan… Diana’nın abisi Arthur da o çocuklardan biri. Onun sözleriyle bitireyim yorumumu çünkü hikayeye dair çok şey söylüyor bize: “Diana’yı gerçekte yapabildiğimden daha iyi hatırlamak isterdim. Diana’yla birlikte hiç yapamadığımız her şeyi sanki yapmışız gibi hatırlamak isterdim. Bazen çocukluğumuzun müziklerini dinliyorum, müziğin onu bana hatırlatmasını isterdim ama müzik hiçbir şey hatırlatmıyor çünkü birlikte değildik, aynı çocukluğu yaşamadık. Ağladığım zaman, kendi kendime, “Bu korkunç” dediğim zaman, belki de o dönem hissetmediğim duyguları şimdi hissetmeye çalışıyorum. Beni ağlama hakkından yoksun bıraktılar…” 
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,7bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 27. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 21:17
Kadınlar Ormanı erkekler tarafından şiddete uğrayan, terk edilen kadınların yaşadığı, kız çocuklarının kaçırılmamaları için bilerek çirkinleştirildikleri, dişlerinin kömürle siyaha boyandığı, saçlarının kazındığı, erkek gibi giydirildikleri bir yer. Meksika’da yaşanan çürümüşlüğün kadınlar üzerindeki etkisini olabildiğince açıkça gözler önüne seren bir metin.
Kadınlar OrmanıJennifer Clement · ‎ Siren Yayınları · 20252,110 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 17:05
Kitap bir psikiyatrist olan Birkan’ın cinayet işlemek üzere olan danışanı Yankı’yı beklediği terapi odasında başlıyor. Bu bekleyişte Yankı’ya neler söyleyeceğini planlayan Birkan’ın zihninden geçenleri okuyoruz. Bu zihinsel akışta Yankı ile yaptığı seanslar, Birkan ile Yankı’nın hikayeleri, söyledikleri birbirine karışıyor. Sonu ise sürprizli. Sürükleyici, ritmi hep artan, merak uyandıran bir metin. Sadece biraz soğuk ve edebi lezzeti eksik geldi bana. Yine de kendini okutan, keyifli bir metin.
Şimdi BuradaydıIrmak Zileli · Everest Yayınları · 20251,362 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 2. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 11:38
“Mogador’da deriye verilen tüm değerle beraber şehirde, kalbin en çok takdir edilen enstrüman olduğu söylenir. İnsanlar kendi kalplerine dokunmak yerine diğerlerinin kalplerine dokunur. Bu Magodor’a ait arzu müziğinin temel yasasıdır.” Dokuz Kere Şaşkınlık oldukça destansı bir metin. Dokuz bölümden oluşan bu metin hayali bir kent olan Mogador’u anlatıyor. Öyle bir kent ki Mogador sanki nereye dönerseniz dönün arzu çıkacakmış gibi karşınıza. Kitabın ismindeki şaşkınlık ise şuradan geliyor: Mogador’da arzu beş elementle anlatılıyor. Bu elementlerin dördü bildiğimiz elementler olan hava, su, toprak, ateş. Bunlara ilaveten beşinci element olarak şaşkınlık ifade edilmiş. Dokuz Kere Şaşkınlık, Mogador Beşlisi serisinin ilk kitabı. Serinin diğer kitaplarını okur muyum pek emin değilim çünkü çok benlik bir kitap değil açıkçası. Altını çizdiğim ve beğendiğim yerler oldu elbette ama mutlaka okuyunuz diyeceğim kitaplardan biri değil maalesef.
Dokuz Kere ŞaşkınlıkAlberto Ruy-Sánchez · Epona Yayınları · 20246 okunma