Kitabı okuyup İlgili dönemi sindirdiğim zaman; okuma yazma oranının arttığı, teknolojik birçok gelişmenin yaşandığı ve sosyolojik değişimlerin bütün toplumu başka bir şeye dönüştürdüğü bu zamanda; hala etrafımda Salih ağa'yı, Zeynep kadını, Emine'yi ve bilimum köy ahalisini görünce, aslında toplumda, bireysel olarak pek bir şey değişmediğini ve hala o bağnazlık ile cehalet çukurundan çıkamadığımızı hissediyorum.
Bu kasvetli köy havasını, Yılanı öldürseler kitabını okurken de hissetmiş, içim sıkılmıştı. Okunması gereken, tavsiye edilecek kitaplar listesinde, üst sıralarda benim için.