‘Çocuklara kitaplar bulacağım, köylere kitaplıklar açacağım, küçük büyük, kadın erkek herkesi okutacağım diye kendini parçalayacaksın da, yarın değer mi bilecekler? Değer bilip, ölünce sana türbe mi yaptırıverecekler? Millet kahvelere kapanıp çat çut kağıt oynamayı kitap okumaktan çok seviyor. Kadınlar da köylerde köşe başında, şehirlerde kabul günlerinde konuş ha konuş, çatlat ha çatlat…’
Kendi kendime gece gündüz düşünüyorum: Cahilliği yok edecek ilaç bilim değil mi? Evet, bilim. İşte o da kitapların içindedir. Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz. Karanlığı okuyup öğrenmekle, kafayı ışıklandırmakla yenebiliriz.
Hafızanın bahçesi çoraklaşmaya başlayınca, insan elde kalan son ağaçların ve güllerin üzerine şefkatle titrer. Kuruyup gitmesinler diye, sabahtan akşama kadar onları sulayıp okşuyorum: Hatırlıyorum, hatırlıyorum ki unutmayayım!