Sema Gülsoy

Sema Gülsoy
@semagulsoyy
Finans / Muhasebe
İstanbul Üniversitesi - Maliye İstanbul Üniversitesi - Sosyoloji
İstanbul
19 Ağustos
591 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
...sen dursan dünya duracak gibi ama döndürdüğün dünyaların senden hiç haberi yok.
9/10
·159 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:45
Reşat Nuri Güntekin'in Acımak romanı, ilk bakışta merhamet üzerine yazılmış gibi görünse de aslında önyargılarımızın hayatımızı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Romanın merkezindeki Zehra karakteri, babasına duyduğu öfke nedeniyle yıllarca gerçekleri görememiş bir insan. Hikâye ilerledikçe okur da Zehra ile birlikte bildiği doğruları sorgulamaya başlıyor. Romanın en güçlü yanı, büyük olaylardan çok insan psikolojisine odaklanması. Zehra'nın babası hakkındaki düşüncelerinin değişimi oldukça etkileyici işlenmiş. Günümüzde bile insanların tek taraflı anlatılan hikâyelerle birbirlerini yargıladığını düşünürsek, romanın verdiği mesajın hâlâ güncelliğini koruduğunu söylemek mümkün. Dil olarak oldukça sade ve akıcı. Reşat Nuri'nin birçok eserinde olduğu gibi karakterlerin duyguları ön planda ve bu da kitabın kolay okunmasını sağlıyor. Bugünün romanlarıyla kıyaslandığında yer yer didaktik bulunabilir; ancak dönemi ve vermek istediği mesaj düşünüldüğünde bu durum rahatsız edici olmuyor. Benim için Acımak, merhametten çok empati üzerine bir romandı. Bir insanın hikâyesini tam olarak bilmeden ona hüküm vermenin ne kadar kolay, fakat ne kadar yanlış olduğunu hatırlatan kısa ama etkili bir eser.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma

Sema Gülsoy

, bir kitap okudu
9/10
·159 syf.··
4 günde okudu
·
2026 59. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
8.9/10 · 51,5bin okunma
9/10
·464 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Dokuz Yüz Katlı İnsan'ın özü aslında tek bir cümlede toplanabilir: "İnsan, şu anda yaşadığı benlik seviyesinden ibaret değildir; içinde çok daha yüksek potansiyeller ve bilinç katları vardır." Mustafa Merter kitapta modern psikoloji ile tasavvufu bir araya getirmeye çalışıyor. Freud, Jung gibi psikologların insanı açıklama çabasını inceliyor ama onların çoğunlukla insanın alt katlarıyla (travmalar, dürtüler, bilinçdışı çatışmalar) ilgilendiğini söylüyor. Ona göre tasavvuf ise insanın üst katlarını da anlatıyor: merhamet, teslimiyet, aşk, ihsan, tevhid bilinci gibi. "Dokuz yüz kat" ifadesi de aslında sembolik. Gerçekten 900 kat saymıyor. İnsan kişiliğinin çok katmanlı olduğunu, bir katta takılı kalırsan huzursuzluk yaşayacağını anlatıyor. Kitaptaki önemli fikirlerden biri şu: Ruhsal sıkıntıların bir kısmı sadece psikolojik bozukluklardan değil, insanın manevi olarak gelişememesinden de kaynaklanabilir.
Dokuz Yüz Katlı İnsanMustafa Merter · Ketebe Yayınevi · 20241,372 okunma