Sema Gülsoy

Sema Gülsoy
@semagulsoyy
Finans / Muhasebe
İstanbul Üniversitesi - Maliye İstanbul Üniversitesi - Sosyoloji
İstanbul
19 Ağustos
593 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
8/10
·344 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:10
Murat Gülsoy’un Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık kitabı, yaratıcı yazarlığı “nasıl yazılır?” formatında öğreten klasik bir kılavuzdan çok, yazının doğasını ve kurmacanın nasıl çalıştığını sorgulayan bir metin. Yazar burada okura hazır formüller sunmak yerine, hikâyenin nasıl kurulduğunu, neden inandırıcı olduğunu ve okurla metin arasındaki görünmez ilişkiyi anlamaya davet ediyor. Kitap, özellikle edebiyatın “büyüsünü bozarak” arka planını gösterme fikri üzerine kurulu. Yani bir hikâyeyi okurken hissettiğimiz etkiyi oluşturan teknikleri, yapı taşlarını ve anlatı stratejilerini görünür hale getiriyor. Bu yönüyle hem yazmaya ilgi duyanlar hem de okuduğunu daha derin anlamak isteyenler için düşündürücü bir kaynak. Ancak kitap, tamamen pratik odaklı bir rehber değil. Daha çok teorik ve denemeye yakın bir anlatımı var. Bu yüzden yeni başlayan biri için zaman zaman ağır veya soyut gelebilir. Buna karşılık yazı üzerine düşünen, metin çözümlemeyi seven okurlar için oldukça besleyici. Sonuç olarak Büyübozumu, yazarlığa teknik bir yol haritası çizmekten çok, okura “yazı nasıl çalışır?” sorusunu sorduran bir kitap. Yazmaya sadece başlamak değil, yazıyı anlamak isteyenler için güçlü bir referans.
Büyübozumu: Yaratıcı YazarlıkMurat Gülsoy · Can Yayınları · 2019742 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
9/10
·512 syf.··
2026 60. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:07
Emanet, geçmişle yüzleşme, aile bağları ve kimlik arayışı temalarını işleyen duygusal bir romandır. Hikâye, Amerika’da kendi hayatını kurmuş ama içsel olarak aidiyet eksikliği yaşayan Yasemin’in, dedesinden kalan “emanet” için Türkiye’ye dönmesiyle başlar. Romanın en güçlü yanı, “emanet” kavramını sadece bir nesne değil, geçmişin yükü ve kimlik mirası olarak kullanmasıdır. Bu dönüşüm yolculuğu sayesinde karakter, hem ailesinin hikâyesiyle hem de kendi benliğiyle yüzleşir. Anlatım dili sade ve duygusaldır; olaylardan çok karakterin iç dünyasına odaklanır. Bu da kitabı daha çok “hissetmeye dayalı” bir okuma haline getirir. Ancak bazı bölümlerde tempo düşebilir ve yan karakterler yeterince derinleşmeyebilir. Genel olarak kitap, sakin ilerleyen ama duygusal etkisi güçlü bir roman olarak öne çıkar; özellikle aile, kökler ve kimlik temalarını seven okuyucular için uygundur.
EmanetBige Güven Kızılay · İnkılâp Kitabevi · 2025987 okunma
9/10
·159 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 19:45
Reşat Nuri Güntekin'in Acımak romanı, ilk bakışta merhamet üzerine yazılmış gibi görünse de aslında önyargılarımızın hayatımızı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor. Romanın merkezindeki Zehra karakteri, babasına duyduğu öfke nedeniyle yıllarca gerçekleri görememiş bir insan. Hikâye ilerledikçe okur da Zehra ile birlikte bildiği doğruları sorgulamaya başlıyor. Romanın en güçlü yanı, büyük olaylardan çok insan psikolojisine odaklanması. Zehra'nın babası hakkındaki düşüncelerinin değişimi oldukça etkileyici işlenmiş. Günümüzde bile insanların tek taraflı anlatılan hikâyelerle birbirlerini yargıladığını düşünürsek, romanın verdiği mesajın hâlâ güncelliğini koruduğunu söylemek mümkün. Dil olarak oldukça sade ve akıcı. Reşat Nuri'nin birçok eserinde olduğu gibi karakterlerin duyguları ön planda ve bu da kitabın kolay okunmasını sağlıyor. Bugünün romanlarıyla kıyaslandığında yer yer didaktik bulunabilir; ancak dönemi ve vermek istediği mesaj düşünüldüğünde bu durum rahatsız edici olmuyor. Benim için Acımak, merhametten çok empati üzerine bir romandı. Bir insanın hikâyesini tam olarak bilmeden ona hüküm vermenin ne kadar kolay, fakat ne kadar yanlış olduğunu hatırlatan kısa ama etkili bir eser.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
9/10
·464 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
Dokuz Yüz Katlı İnsan'ın özü aslında tek bir cümlede toplanabilir: "İnsan, şu anda yaşadığı benlik seviyesinden ibaret değildir; içinde çok daha yüksek potansiyeller ve bilinç katları vardır." Mustafa Merter kitapta modern psikoloji ile tasavvufu bir araya getirmeye çalışıyor. Freud, Jung gibi psikologların insanı açıklama çabasını inceliyor ama onların çoğunlukla insanın alt katlarıyla (travmalar, dürtüler, bilinçdışı çatışmalar) ilgilendiğini söylüyor. Ona göre tasavvuf ise insanın üst katlarını da anlatıyor: merhamet, teslimiyet, aşk, ihsan, tevhid bilinci gibi. "Dokuz yüz kat" ifadesi de aslında sembolik. Gerçekten 900 kat saymıyor. İnsan kişiliğinin çok katmanlı olduğunu, bir katta takılı kalırsan huzursuzluk yaşayacağını anlatıyor. Kitaptaki önemli fikirlerden biri şu: Ruhsal sıkıntıların bir kısmı sadece psikolojik bozukluklardan değil, insanın manevi olarak gelişememesinden de kaynaklanabilir.
Dokuz Yüz Katlı İnsanMustafa Merter · Ketebe Yayınevi · 20241,376 okunma
8/10
·320 syf.··
2026 58. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 00:00
"Sağlık Paradoksları" – Melek Vuslat Özdoğan genelde tıp, psikoloji ve yaşam tarzı üzerinden "sağlık" kavramına eleştirel ve düşündürücü bir bakış sunan bir kitap/konsept olarak ele alınır. Konusu ne? Kitap, sağlıkla ilgili toplumda "doğru bildiğimiz yanlışları" ve modern yaşamın yarattığı çelişkileri (paradoksları) anlatır. Yani temel soru şudur: "Sağlıklı olmak için yaptığımız şeyler gerçekten bizi daha sağlıklı yapıyor mu?" İşlediği ana fikirler: Modern tıp ve yaşam tarzı paradoksları: Daha çok test, ilaç, diyet veya takviyenin her zaman daha iyi sağlık anlamına gelmemesi. Zihin–beden ilişkisi: Stres, kaygı ve duygusal durumların fiziksel sağlığa etkisi. Aşırı sağlık bilinci paradoksu: Sürekli "hastalık arama" halinin kişiyi daha kaygılı ve sağlıksız hissettirmesi. Yaşam tarzı eleştirisi: Hızlı yaşam, şehir hayatı, beslenme düzeni ve hareketsizliğin görünmeyen etkileri. Bütüncül bakış: Sadece bedeni değil, psikolojiyi ve sosyal yaşamı da sağlığın parçası olarak ele alması. Kısaca: Bu kitap "sağlık = daha çok kontrol, daha çok ilaç, daha çok bilgi" denklemine şüpheyle yaklaşır ve denge, farkındalık ve bütüncül yaşam fikrini öne çıkarır.
Sağlık ParadokslarıMelek Vuslat Özdoğan · Nemesis Kitap · 202278 okunma