Sonrasında unutacaktı. Kalbinin kırgınlığını, kötü hissettiği o günleri unutacaktı. Yerde oturup koyu gri kanepesine yaslanarak gözyaşlarını yeni yıkanmış tişörtleriyle sildiğini, sonra da bir aptal gibi hepsini maskara içinde bıraktığından kendine küfrettiğini unutacaktı. Parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde, parçalandığı zaman nasıl hissettiğini unutuyordu insan. İyileşen yaraların ilk açıldığında nasıl hissettirdiğini de. O yaraların nerede olduğunu az çok hatırlıyor, tazeyken nasıl sızladıklarını biliyor ama artık parmağını üzerine bastırıp, İşte, beni tam buradan incittin, diyemiyordu. Acı zamanla dinecekti. Ama şimdi değil.