Çok değerli bir hocamın güncel olaylara yönelik değindiği bir konuda yaptığı birkaç yorumu paylaşmak istiyorum sizinle. Malum hemen her gün televizyonlarda eksik olmayan kadına yönelik şiddet eğilimli haberler izliyoruz, duyuyoruz, üzülüyoruz, kınıyoruz. Hiç olmamasını dilerken daha da arttığını görüyoruz. Bilinçli davranmaya çalışırken kendimizde hatalı söylemlerde bulunuyoruz. ''Kadına şiddet'', ''Dayak yiyen kadın'', ''Şiddete maruz kalan kadın''.. vs. vs. Çoğu zaman bende bu yanlışa düşüyorum ve kullanıyorum bu cümleleri. Hocamın bu noktada söylediği şey ise: '' Kadına şiddet'', 'Dayak yiyen kadın'' bu tarz söylemler bilinçaltınıza kadının aşağılandığını düşüncesini yerleşmektedir. Her şeyden önce şunu anlamak gerekir ki dayak yiyen kadın yoktur. Dayak atan erkek vardır!''
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yeteri kadar sevmemiştim. Sürekli meşguldüm, hayat yanı başımdan bir yelkenli yarışı gibi sessiz ve hızlı geçip giderken, ben hayata hazırlanmakla meşguldüm.- Lorene Cary
"....Arada bende katılıyordum çevremdeki kadınların konuşmalarına. Gelişmiş kadının modern dünyadaki trajedisi bu diyordum. Erkekler evleneceği kızı değil, kızlar evleneceği erkeği seçene kadar da böyle sürüp gidecekti. O mutlu günler geldiğinde kızlar bir yüzük alıp erkeğe evlenme teklifi yapacak, ailelerini "oğlan istemek" için erkek evine göndereceklerdi. Aileler gelin almayacak, damat alacaktı. Ama bu âdet herhalde en son Türkiye'ye gelecekti. Çünkü kadınlar ne kadar güçlenirse güçlensin burası "erkek" bir ülkeydi."
Yazarın akıcı bir dili var aslinda ama bilemiyorum kitap ilerlemesine ragmen başında verdigi carpici olay hakkinda bir turlu bilgi vermiyor. Gizemli gibi gorunuyor ama heyecan ögeleri barındırmıyor. Nitekim sonunda ne kadar da basitmis demekten kendimi alamadım. Gerilim türünde diye okumustum ama simdi hangi kategoriye girer bilemedim. Adaletsizlik ve gündelik hayattaki insan ilişkilerinin ele alınışı kitabın asıl olayından daha cok dikkatimi çektiğini söyleyebilirim.