Semih

Semih
@semihdlk
İnsanlara en popüler şarkıların sözlerini , eyalet kentlerinin isimlerini veya lowa'da geçen sene ne kadar mısır yetiştiğini hatırlayarak kazanacakları yarışmalar vereceksin. Onları yanmaz verilerle dolduracaksın, gerçekleri boğazlarına tıkıştıracaksın, öyle ki kendilerini tıka basa doymuş ama onca veri sayesinde kesinlikle 'zeki' hissedecekler. O zaman düşündükleri hissine kapılırlar.. . Hareket etmedikleri halde hareket ediyormuş gibi hissederler. Ve mutlu olurlar, çünkü o türden gerçekler değişmez. Onlara bir şeyleri yorumlamaları için felsefe veya sosyoloji gibi kaygan zeminli şeyler vermeyeceksin. O yol melankoliye çıkar.
Sayfa 82 - İthaki
Reklam
Birden Mildred öyle tuhaf geldi ki, Montag onu biraz olsun tanıdığına inanamadı. Başka birinin evindeydi, tıpkı başka fıkralardaki o adam gibi; hani gecenin epey geç bir vaktinde, sarhoş halde evine gelir ve yanlış kapıyı açıp yanlış odaya girer, bir yabancının yanında yatar, sabahleyin erkenden kalkip işe gider ve ikisinin de durumdan haberi olmaz.
Sayfa 63 - İthaki
" İnsanlar hiçbir şeyden bahsetmiyor ." "Ah, bir şeylerden bahsediyorlardır mutlaka!" "Hayır, hiçbir şeyden bahsetmiyorlar. Genellikle bir sürü araba veya giysi markası ya da yüzme havuzu firması sayıp, ne güzel diyorlar! Ama hepsi aynı şeyleri söylüyor ve kimse kimseden farklı bir şey söylemiyor."
Sayfa 51 - İthaki
Bütün o büyük korkular... Bir alışkanlıklar duzenliliği...bununla sınırlıydı. Ama biliyor musunuz, Bay Brul, çocuklara on altı yıl süren bir alışkanlıklar duzenliliği dayatmak alçaklıktır? Zaman çarpıtılıyor, Bay Brul. Gerçek zaman mekanik degildir hepsi birbirine eşit saatlere bölünmez.. gerçek zaman, kendi içimizdedir... Her sabah yedide kalkın... öğlen yemek yiyin, dokuzda yatın... ve asla kendinize ait bir geceniz olmayacak... denizin alçalmayı bırakıp durduğu, yeniden yükselmeden önce gece ve gündüzün birbirine karışarak birleştigi ve tıpkı okyanusa kavuşan nehirlerin yaptığı gibi bir coşku seti oluşturduğu, dingin bir zamanın varolduğunu asla bilmeyeceksiniz. On altı yılımın gecelerini çaldılar benden, Bay Brul. Başka şeylerin yanı sıra. onları da çaldılar... Amacımı çaldılar benden, Bay Brul. Beşinci sınıfta, altıncı sınıfa geçmenin tek hedefim olması gerektiğine inandırdılar beni.. son sınıfta, bitirme sınavını vermem gerekti... ve daha sonra, bir diploma... Evet, bir amacım oldugunu zannettim, Bay Brul.. ve hiçbir şeyim yoktu... Başı sonu olmayan bir koridorda, bazı budalaların arkasına takılıp, başka budalaların önünde ilerliyordum. Size zorlanmadan yutturmak için, acı tozların kapsüllere konulması gibi, diploma denen eşek postlarıyla kaplanıyor hayat.. Ne ki, Bay Brul, hayatın gerçek tadını tercih ederdim, bunu artık biliyorum.
Sayfa 124