Böylece Drogo, bir kez daha Bastiani Kalesi'ne çıkan vadiyi tırmanmaktadır, ömründen on beş yıl daha eksilmiştir. Ne yazık ki, kendisinde hiçbir değişiklik hissetmemektedir, zaman çok çabuk geçmiş, ruhu yaşlanmaya vakit bulamamıştır. Ve geçen saatlerin yarattığı karanlık endişe her
gün biraz artsa da, Drogo hâlâ asıl önemli olan şeyin henüz başlamadığı fikrinde inat etmektedir. Giovanni, sabırla, o hiç gelmeyen anı beklemektedir, geleceğin feci derecede gûdükleştiğini, artık hiçbir şeyin eskisi gibi, yani önündeki zamanin kendisine upuzun bir dönem, harcamakla tükenmeyecek bir servet gibi göründüğũ zamanlardaki gibi olmadıgını görmemektedir.
Yavaş yavaş güveni azalıyordu. Insanın, tek başına oldugu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. Işte tam da o dönemde, Drogo, insanların her
zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde
diğerlerinin, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu
durumun oluşturduğunu fark etti.
"Hiç aklından çıkarma İthaka'yı.
Oraya varmak senin başlıca yazgın.
Ama yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakın. Varsın yıllarca sürsün, daha iyi;
Sonunda kocamış biri olarak demir at adana,
Yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin, İthaka 'nın sana zenginlik vermesini ummadan.
Sana bu güzel yolculuğu verdi ithaka.
O olmasa, yola hiç çıkmayacaktın.
Ama sana verecek bir şeyi yok bundan başka. Onu yoksul buluyorsan, aldanmış sanma kendini. Geçtiğin bunca deneyden sonra öyle bilgeleştin ki,
Artık elbet biliyorsundur ne anlama geldiğini İthakaların." Kavafis
Potansiyele tapmak, daima az ileride daha iyisinin bulunduğuna inanan bir açgözlülük türüdür. Ama potansiyelin büyüsü, geleceği, bugünün büyüsünü bozma pahasına etkilemektedir. Bugün olan her şey çoktan dün sayılmakta ve gerçek heyecan hep Bir Sonraki Müthis Şey'de, bir sonraki sevgilide, işte, projede, tatilde veya yemekte görülmektedir. Bunun bir sonucu, sorunlara yönelik en çekici çözümün kaçışa dönüşmesidir. Bu da sorunlarla yüzleşip aşma tatminini devre dışı bırakmakta ve hayati önem taşıyan musibetten pay çıkarma, olanı avantaja çevirme becerilerini mahvetmektedir.