Kızıl Ot

Boris Vian
Çevirmen:
Hakan Tansel
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
184
Basım Tarihi:
2003
Yayınevi:
İthaki Yayınları
ISBN:
9789758725380
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2006 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2006 12:03
Boris Vian kendi dilinde yan yana gelmesi çok zor olan kelimeleri ustaca yan yana getirerek yeni bir anlatım tekniği yaratmıştır.Bu anlatım tarzı bütün dillerde, en keskin kışın bahar havasında algılanmasına neden olur.Okurken dışarıda kar yağıyorsa şayet, kuru dallar yeşerirler, çiçekler durmadan açarlar ve siz hala üşümüyorsanız ya bahar gerçekten gelmiştir ya da kim bilir belki de bahar sizsinizdir.
Kızıl OtBoris Vian · İthaki Yayınları · 2003206 okunma
Kızıl Ot
Puan vermedi·184 syf.·
2024 49. kitabı
Romanda üslup benim için her şey. Boris Vian’ın “Kızıl Ot”unu okuduğum en iyi romanların hizasına koymamın nedeni de bu. Bir metin üslup bakımından estetik olarak üst seviyede ise mesele haline getirdiği konu ya da deşelediği insanlık durumları derinlik yönünden kesinlikle o seviyenin gerisinde kalmaz. İnancım budur. Görüşüm de diyebilirdim. Doğrusu, zihin seviyesinde anlaşılması ve tartışılması gereken ve hayatın içinden bir zihne oradan da kelimelere dökülen yaşam parçacıklarının metinsel kurgu biçimine bürünen halini, en azından kendime karşı oynadığım küçük bir oyunla tersinerek yaşam estetiği düzeyinde anlamaya çalışmam bir inanç konusu olabilir ancak. Yapısökümden bahsetmiyorum. Metinsel kurguların affedilebilir bir tarafı varsa, yaşamın içerisinde serpilen gerçekliklerin derinden kavranması ile ilgili o estetik yüksekliği insana anımsattığı yerdedir. Yoksa, haber bültenleri zaten o yalanları günde bilmem kaç defa söylüyor alelade biçimde; üstelik içinde dram, heyecan, trajedi, komedi, arzu v.s. her şey var. İlerlemek değil, geriye dönmek lazım. İlk günaha değil, hayatın içinden bir zihne dolan o ilk yalana. Orada kendimizi bulacağız çünkü. İlk yalan, aynı yere, aynı şeye bakan insanların gördüklerinin aynı olacağı mı? Dilin kahramanca uzlaşma alanında görüşler dile gelirken mahkum olunan ve çoğunluk tarafından kabul edilen yüzeyselliğin iletişim olarak adlandırılması mı? Roman, bir tür olarak ortaya çıktığından beri farmakonu hatırlatıp duruyor. Evrensel dil arayışlarına, dilin bir iletişim aracı olarak kabul edilmesine, evrensel hakikatlere, kesinliğe, üstenciliğe, haber bültenlerine, mitinglere, ciddiyete, ciddiyetsizliğe, unutmaya, hafızaya, gerçeklik ilkesine, yaşamın kurgu halini almasına vesaire…Balzac, Stendhal ve diğer birçok klasik roman yazarında
Kızıl OtBoris Vian · İthaki Yayınları · 2003206 okunma
Şu kızıl ot.. Ürkütücü
7/10
·176 syf.··
2026 11. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 14:55
Şiddet ve cinselliği kullanarak üslupta kendine özgü bir yol almış ilginç yazar Boris Vian'ın harika bir eseri. Başlarda biraz kurgusunu anlamakta zorlansam da sonrasın da harika bir eserle karşılaşıyorsunuz. Wolf, icad ettiği makine sayesinde geçmişini tekrar yaşayabilecek hatta istediği hatıraları silebilecektir. Aldığı eğitimin, ailesinin, toplumla ve dinle ilişkilerinin bıraktığı psikolojik travmalardan kurtulabilirse mutlu olabilecektir belki. Fakat boş bir kafanın da yaratabileceği başka sorunlar vardır. Kızıl Ot unutmanın zor olduğu acılarımızla yüzleşmenin ne anlama geldiğini sorguluyor. Boris Vian'ın hayalgücünün sınırsızlığını yansıtan tek solukta okunabilecek bir roman. Bence herkes bu kitabı okumalı...
Kızıl OtBoris Vian · İthaki Yayınları · 0206 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2024 19. kitabı
Çoğumuzun geçmişten kalan kötü anıları vardır... Belki hatırlamadığımız ancak yaşamımıza etki eden kötü anılar... İşte buruk ve trajedik geçmiş, biz fark etmeden bizi o kadar etkiliyor ki; az önce bitirdiğim kızıl ot'ların arasında boğulmaya başlıyoruz mesela... Boris vian'la tesadüfen tanıştım... Bir kaç kitabını aldım ama okumaya, kızıl ot'la başlamak istedim... Çünkü belki dedim kendime, romanın kahramanı wolf'un icat ettiği hatıraları silme makinesi, benim de 'içime' yarar... Belki dedim, canımı sıkan her şeyden kurtulurum... Bütün anılardan hatta bütün engellerden... Bu arada yazı dilini ve betimlemelerini çok beğendim... John Fante gibi... İyi okumalar... Not: kitabı sizinle paylaşacağım müzik eşliğinde (varsamasik eşliğinde) bitirdim... Dinleyin isterim... İyi geceler... youtu.be/teJVGIAftZo?si=...
Kızıl OtBoris Vian · İthaki Yayınları · 0206 okunma

Yazar Hakkında

Boris VianYazar · 29 kitap
Boris Vian ( d. 10 Mart 1920 - 23 Haziran 1959) Fransız yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, gazeteci, senarist, oyuncu, eleştirmen, çevirmen ve maden mühendisi. "Vernon Sullivan" takma adıyla da yazdı. Daha çok yazdığı roman ve tiyatro oyunları ile tanınır. 10 Mart 1920'de Paris yakınlarındaki Ville d’Avray'da doğdu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Hayatı boyunca yaşadığı kalp rahatsızlıkları ilk olarak on iki yaşında başlamıştır. Yine bu yaşlarda tifoya yakalandı. "Boris" adı Rus kökenli olduğu için değil; bir klasik müzik tutkunu olan annesi Yvonne'nın, Mussorgsky'nin "Boris Godunov" adlı operasını izledikten sonra seçtiği bir isimdir.[1] İlk romanında Fransız bürokrasisini eleştirdi. 17 yaşında trompetle tanıştı. Versailles Lisesi'nde felsefe ve matematik dallarında çok başarılıdır. 1940’ta tanıştığı Michélle Leglise ile bir yıl sonra evlendi. 1942 yılında Maden Mühendisliği dalında üniversite diploması aldı; "Office Professionel des Industries et des Commerces du Papier et du Carton" adlı firmada çalışmaya başladı. 1947'de görevine son verilinceye kadar iki kitap yazmış, daha sonra da çevirilerle geçinmiştir. 1946 yılında en tanınmış üç romanını olan Günlerin Köpüğü (L'Écume des jours), Mezarlarınıza Tüküreceğim (J'irai cracher sur vos tombes) ve Pekin'de Sonbahar'ı (L'Automne à Pékin) yazdığında, henüz 26 yaşındaydı. Alfred Jarry'nin geliştirdiği patafizik felsefeye bağlı bir tarzda yazdı. Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabını "Vernon Sullivan" takma adıyla yazdı. Roman, Afrika kökenli ABD vatandaşı Anderson'ın erkek kardeşinin linç edilerek öldürülmesiyle başlar. Roman kahramanı Anderson, intikamını beyaz kızlara tecavüz ederek alır ve yakalanıp asılır. Kitap yasaklanmadan önce 100.000 adet satmış, Vian ise 100.000 frank para cezasına çarptırılmıştır. Yürek Söken (L'Arrache-cœur) adlı roman en son romanıdır. Bu kitabından sonra Vian müzikle daha çok ilgilenmeye başladı. Kardeşleri Alain Vian ve Léilo Vian ile birlikte Fransız caz topluluğu Claude Abadie'ye girdi. Claude Luter ile birlikte çalıştı. Jazz Hot, Jazz News gibi dergilerde modern cazın Fransa'da kabul görmesi konusunda yazılar yazmıştır. Sadece cazla değil, Bertolt Brecht'in şiirlerinden uyarlamalar ve rock ile de ilgilenmiştir. Evliliği 1952'de sona erdi; 2 yıl sonra İsviçreli dansçı Ursula Kübler'le evlenmiştir. 1954'te Cezayir Savaşı'nı ve bir barışseveri konu edinen Asker Kaçağı (Le Déserteur) adlı şarkısı büyük yankı uyandırdı. Binlerce satışa rağmen Fransız vatanseverlerinin öfkesi üzerine şarkı yasaklanmıştır. Tiyatro oyunlarında avangart tarzla absürt tarzı harmandı. Herkes Av (L'Équarissage pour tous) olarak bilinen oyununda Normandiya Çıkarması sırasında bir ailenin yaşadığı gülünç evlilik sorunlarını anlatır. İmparatorluk Kuranlar ya da Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) adlı oyununda ise kapitalist bir ailenin, yeni bir apartman dairesine taşınması ve burayı istila etmesi konu edilir. Bu oyun, 1962'de İngiltere'de, 1968'de New York'ta, Vian'ın ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelenmiştir. Gerçekçiliğe şiddetle karşı çıkan Vian, varoluşçuluğu (egzistansiyalizm) benimsedi. Filmlerde küçük rollerde oynayan ve senaryo yazan Vian, 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında, Cinéma Marbeuf’te kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümü uzun süredir maruz kaldığı kalp atışı düzensizliğine bağlanmıştır.