'"Yaşasın özgürlük! diye bağırıyordu,' dedi polislerden biri... 'Haliyle ona giriştik,' dedi başka bir polis. 'Bir öğrenci mahallesinde çakırkeyif insanların gençlere kötü örnek olmasını kabul edemeyiz.' " Borıs Vıan, 1920'de Paris yakınlarındaki Ville-d'Avray'da doğan bir yazar, şair, şarki sözü yazarı, şarkıcı, müzik eleştirmeni, caz müzisyeni, senarist, çevirmen, hatip, oyuncu ve ressam. Hayatının 39 yılına sanatın neredeyse bütün dallarını harmanlamış bir yazar. Karıncalar'ı okurken de bunu hissedebiliyorsunuz. Hikayelerde kimi zaman müzisyen, kimi zaman oyuncu, kimi zaman şair olarak karşımıza çıkan karekterler mevcut. Kitabi okurken ne kadar absürt olaylar okuyorum, hissine kapılsanız da geri plandaki savaş, şiddet, polis eziyetleri, yoksulluk, işsizlik eleştirilerini fark edince hikayelerin okunmaya değer olduğunu fark ediyorsunuz. Evet bu hikayelerde bolca savaş, savaşın arkasında bıraktığı insanlar, polisin vatandaşına yaptığı haksız muameleler, ölüm, şiddet bütün çirkinlikleri ile ortaya konmuş. Bunu yaparken de zaman zaman absürt karakterler zaman zaman konuşan eşya ve hayvanlardan yararlanılmış. Peş peşe okunması hem konu hem ele alınış biçimi itibariyle ağır olan hikayeleri, soluk alarak okumanızı tavsiye ederiz. İki kitap bir arada okuyorsanız her hikâyeden sonra atıştırmalık okumalar yapabilirsiniz. "Hâlâ mayının üstünde ayakta duruyorum... Ayağımın altındaki mekanizmanın çıkardığı sesi işitince olduğum yerde kalakaldım. Ayağı kaldırınca patlıyor bu meret...Sadece not defterimle kalemim kaldı. Bacak değiştirmeden önce onları da atacağım. Bunu kesinlikle yapmam lazım, çünkü artık savaştan bıktım, çünkü karıncalanmaya başlıyorum."