"Fakat ne yazık ki, insan hayatında trajedi daha çok albayım. İnsan, çarkları tersine çeviremiyor. Ah, ne olurdu bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım! Seni, bütün kötülüklerinle birlikte seviyoruz, diyorlar ya, ondan istemiyorum işte. Sevseler de neden hiç unutamıyorlar? Genel af ne zaman çıkacak albayım? Hani bütün sonuçlarıyla suçları affeder ya, ne zaman kavuşacağız ona?" Gözlerini kapadı: "Genel affı görür gibi oluyorum albayım." Gülümsedi: "Delileri de affederler mi acaba?"
sana her şeyi nasıl anlatabilirim? gözlerime bakıp bana güvenmeni isteyebilirim ancak, sen beyaz dişlerini göstererek gülsen gerisi kolay, geride bir ordu söz sırasını bekliyor, ben öyle anlatırım ki kötülüklerimi bile küçük hesaplarımı bile güzel gösteririm sana, şimdiye kadar yapamadım ama zarar yok, belki bundan sonra olur, istersen kötülüklerimden bahsetmem de...
Bana saldırın, ben de kendi kendime saldırıyorum bazen, ama izlediğim yola saldırmayın lütfen. Eğer evimin yolunu biliyorsam ama sarhoş yürüyorsam, bu yanlış yolda yürüyorum mu demektir? Eğer yolum doğru değilse bana başka bir yol gösterin, çünkü sağa sola sendeleyip duruyorum. Yanlış yoldaysam bana yardım etmelisiniz, beni doğru yola götürmelisiniz; ben sizi desteklemeye hazırım. Sakın ha beni yanlış yönlendirmeyin, kaybolursam benimle dalga geçmeyin. “Şu adama bakın! Eve gittiğini söylemişti ama şimdi bir bataklığa yuvarlanıyor! Hayır, bana oh olsun demeyin. Madem hâlimi görüyorsunuz, bana elinizi uzatın ve yardım edin.”
Omai hafifçe gülümsedi. "Sevdiklerimiz asla ölmez." Ne demek istediğini hiç anlamasam da, bu söz asırlar boyu aklımda kaldı. 'Sevdiklerimiz asla ölmez.'