Son zamanlarda okuduğum en acı verici kitaplardan biriydi. Üstelik yaşanmış olması ayrı bir kederlendirdi. Yazım dili o kadar anlamaya müsait, o kadar hoş ki su gibi akıp gidiyor. Dedeye sonuna dek kin tuttum, neden olduğunu tahmin etmek pek zor değil. Anne de açıkçası pek ortalarda yoktu, ninenin emeği daha büyük üstünde. Yine de bir çocuk için büyük bir yıkım annenin kaybı, hem de o yaşta. Beni en çok üzen kısımlar subayın Aleksey'i dövmesi ve okulda çöp koktuğu için yerini değiştirmek isteyen çocuklardı. Kitap boyu küçük Maksim yanınızdaymış gibi hissediyorsunuz. Keyifli okumalar.
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
Yarım bıraktığım bu kitabı edebiyat öğretmenimin "İlk romanı merak etmediniz mi yani?" sitemiyle yeniden okudum. Çocukken okusaydım belki beni mest edebilirdi ama büyüdükçe galiba hayal kurma yetisini kaybediyor insan. Başlarda maalesef ki herkes gibi "Deli mi bu?" demiştim fakat sonraları öteki insanlardan daha akıllıca konuştuğunu fark ettim. Elbetteki değirmen, koyun ve buna benzer savaş sahnelerini tuhaf buldum. Sanço'ya da biraz üzülmedim değil... Sebebi Don Kişot'un onu defalarca yermesi, küçük düşürmesiydi. İlk olmasına rağmen kötü bir yazım dili yok ama çok fazla tekrara düşüyor.
Don KişotMiguel de Cervantes · Evrensel İletişim Yayınları · 201527,5bin okunma