Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince… Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden… Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var. Sevgi dolu gözleri var. Ne güzel yalansız, salt sevgi dolu bir insan eli sıkmak. Sıcacık, sıcacık… Ben deli olurum, insanlar karanlık karanlık, kuşkulu baktıkça bana… Bütün insanlar kuşkusuz, korkusuz, çıkar düşünmeden, düşmanlık geçirmeden içlerinden baksalar birbirlerine… İnsan, ne olur biliyor musunuz, sıcacık bir bahar güneşinin bahtiyarlığında duyar kendisini… Bahar güneşinde bir sevinç içinde gerinir. İnsan bir bahar çiçeği temizliğinde olur.
I.
Sokakta yürüyorum.
Kaldırımda derin bir çukur.
Düşüyorum içine.Kayboluyorum.Çaresizim
Benim suçum değil.
İçinden çıkmam epey zaman alıyor.
II.
Aynı sokakta yürüyorum.
Kaldırımda derin bir çukur.
Yine görmüyorum. Yine içine düşüyorum.
Aynı yerde olduğuma inanamıyorum.
III.
Aynı sokakta yürüyorum.
Kaldırımda derin bir çukur.
Orada olduğunu görüyorum, yine de içine düşüyorum.
Bir alışkanlık. Benim suçum. Nerede olduğumu biliyorum.
Hızla çıkıyorum.
IV.
Aynı sokakta yürüyorum.
Kaldırımda derin bir çukur.
Çukurun etrafını dolanıyorum.
V.