Bu humma öyle bir şeymiş ki merdiven görse ya da akşamsefası, bir yaşlı kadını görse yokuş çıkarken ya da bir adam saçında limonlu tarak iziyle, incir ağacının kokusu gelse odadan içeri ya da bir sokak satıcısı, bir ilaç çıksa pamuklu şişesinden ve bir koku salsa geçici devayla içeri, hepsi dertmiş, hepsi dert. Bunlar kimselerin olamadığından, sokakta, bahçede, ağaçta ve yolda öyle bakanla göz göze gelir gelmez kendilerini açık eden dertlermiş. Babam bu hummaya tutuluşunu, çocukluktan çıkmış ve hayatla göz göze gelmiştim , diye anlatmıştı.